
Sarı, yuvarlak bir güneş… Altında yeşil üçgen bir ağaç… İki çöp bacaklı, çizgi bedenli insanlar tuvalin alt zemin çizgisi boyunca dizilmiş. Bu alfabeyi hepimiz çok iyi biliriz; ancak genellikle beş ya da altı yaşlarında öğrenip zamanla zihnimizin tozlu raflarına terk ederiz. İngiliz ressam Phelan O’Hara (d. 1940) ise tam 15 yıldır bu ilkel görsel alfabeyi terk etmeyi kararlılıkla reddediyor.
Berlin’deki Galerie Michael Haas’ta sanatseverlerle buluşan “Towards Childhood” (Çocukluğa Doğru) sergisi, çocukluk resimlerini tuvale taşırken onları ne edilgen bir biçimde kopyalıyor ne de basitçe taklit ediyor. O’Hara’nın tuvalleri, çocuksu görsel dilin evrensel kalıplarından doğan son derece özgün, yetişkin birer kompozisyon. Kapanış tarihi 31 Temmuz 2026 olan bu sarsıcı sergiyi görmek için önümüzde sadece 8 gün kaldı.
O’Hara’nın çocuk resimlerine yaklaşımı ilk bakışta naif ya da sempatik bir jest gibi görünebilir; fakat işin arka planı bundan çok daha derin ve kavramsal bir hesaba dayanıyor. Sanatçı, büyük boyutlu tuvallerinin önünde “bir çocuk gibi resim yapmak” gibi imkânsız bir iddia taşımıyor. Zira yetişkin bir zihnin çocuk saflığını taklit etmesi doğası gereği mümkün değildir. Bunun yerine O’Hara, çocukların görsel dünyasındaki stereotipik ve evrensel biçimleri —stilize ağaçları, çöp figürleri, derinliksiz evleri ve çizgi zeminleri— birer ham madde olarak kullanıyor.
Aradaki ince fark son derece kritik: Tuvallerde gördüğümüz şeyler var olan bir çocuk çiziminin büyütülmüş birer reprodüksiyonu değil. O’Hara, alfabesini çocukların ön-alfabetik görsel hafızasından ödünç aldığı bu dille tamamen yeni cümleler kuruyor. Art Brut ve naif sanat gelenekleriyle de dirsek teması kuran bu işler; İngiliz masallarından, eski şarkı sözlerinden (House of the Rising Sun gibi) ya da gündelik yaşamın mizahi detaylarından besleniyor. Sonuçta ortaya çıkan eserler ne tam anlamıyla çocuksu ne de tamamen yetişkin işi; iki farklı dünya arasında asılı kalmış, tanıdık ama bir o kadar da tekinsiz birer hafıza mekânı.
Phelan O’Hara’nın 15 yılı aşkın süredir bu üslubu kesintisiz sürdürmesi geçici bir merak ya da kişisel bir fetişizm değil; aksine görsel hafıza, bastırılmış anılar ve imgelerin bilinçaltındaki yolculuğu üzerine uzun soluklu bir araştırma. Çocukların dünyayı nasıl gördüğü, bu yalın görme biçiminin yetişkinlikte toplumsal normlarca nasıl bastırıldığı ve bu bastırılmış dilin devasa tuval formatına taşındığında yarattığı o sarsıcı etki sanatçının ana odağını oluşturuyor.
Serginin “Towards Childhood” (Çocukluğa Doğru) başlığı da tam olarak bu ikiliği özetliyor. Bu ifade “çocukluğa ulaşmayı” değil, ona doğru kesintisiz bir “yönelimi” simgeliyor. Varılacak nihai bir durak değil; çocukluk ile yetişkinlik arasında sürdürülen zihinsel bir yolculuk.
Sergi nerede ve hangi tarihler arasında görülebilir?
Sergi, 9 – 31 Temmuz 2026 tarihleri arasında Berlin’deki Galerie Michael Haas (Niebuhrstraße 5, 10629 Berlin-Charlottenburg) adresinde ziyarete açıktır.
Galeri hangi gün ve saatlerde açık?
Galerie Michael Haas, Salı–Cuma günleri 11:00–18:00, Cumartesi günleri ise 11:00–15:00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.
Phelan O’Hara kimdir ve sanatsal pratiği neye dayanır?
1940 doğumlu İngiliz ressam, 15 yılı aşkın süredir çocukların çizim dilindeki evrensel formları, stilize figürleri ve renk kullanımını devasa tuvallere aktararak Art Brut geleneğiyle diyalog kuran özgün bir resim dili geliştirmektedir.
31 Temmuz’da kapılarını kapatacak olan sergi için takvimde sadece son 8 gün kaldı! Berlin-Charlottenburg’da, Niebuhrstraße üzerinde yer alan Galerie Michael Haas, devasa tuvallerde evrensel klişelerin nasıl özgün birer yetişkin sanat eserine dönüştüğünü deneyimlemek isteyenler için harika bir durak. Yaz bitmeden Berlin’deyseniz, çocukluğun o basit ama derin alfabesine yeniden temas etmek için bu sergiyi mutlaka ajandanıza ekleyin!