Brezilya Rüzgârı Berlin’de: 36. São Paulo Bienali’nin Özel Seçkisi HKW’ye Geliyor!

no26SokakBerlin3 saat önce19 Tıklanmalar

Komşu, haberi sana okumamı ister misin?

Dünyanın en köklü ve etkili sanat etkinliklerinden biri olan São Paulo Bienali, tarihinde ilk kez Almanya’ya konuk olarak sanat dünyasında heyecan verici bir parantez açıyor! 36. São Paulo Bienali’nin özel Berlin edisyonu olan “Not All Travellers Walk Roads—Of Humanity as Practice” (Bütün Yolcular Yollarda Yürümez—Bir Pratik Olarak İnsanlık), 12 Eylül – 6 Aralık 2026 tarihleri arasında Berlin’deki Haus der Kulturen der Welt (HKW) alanında sanatseverlerle buluşacak.

Berlin Art Week kapsamında 11 Eylül Cuma akşamı 17:30’da gerçekleşecek görkemli bir açılışla kapılarını açacak olan sergi, Alya Sebti küratörlüğünde 30’dan fazla uluslararası sanatçının yapıtlarını bir araya getiriyor.

Suların Buluştuğu Yer: Nehirler, Dinleme ve Şiirsel Bağlar

Sergi, ilhamını Brezilyalı yazar Conceição Evaristo’nun “Sakinlik ve Sessizlik Üzerine” şiirindeki “Bütün yolcular yollarda yürümez / öyle batık dünyalar vardır ki / oralara sadece şiirin sessizliği sızar” dizelerinden alıyor. Bu düşünceden yola çıkan seçki, “dinleme” eylemini insan olmanın ve ötekiyle —canlılarla, toprakla, sularla ve geçmiş nesillerle— bağ kurmanın temel yöntemi olarak tanımlıyor.

Bu diyalog, iki şehir ve mekan arasında da büyüleyici bir mimari köprü kuruyor:

  • São Paulo & Berlin Paralelliği: São Paulo’daki Oscar Niemeyer imzalı Bienal Pavyonu Córrego do Sapateiro sularıyla çevreliyken, Berlin’deki Hugh Stubbins tasarımı HKW binası Tiergarten’ın hemen kenarında, Spree Nehrinin yanı başında yükseliyor.
  • Ağız (Estuary) Metaforu: Tıpkı tatlı ve tuzlu suların kavuştuğu nehir ağızları gibi, iki mekan da mimari ve doğanın, insan ve insan ötesi evrenin birbiriyle karşılaştığı, birbirini beslediği esnek birer eşiğe dönüşüyor.

“İnsanlığı” Bir Eyleme Dönüştürmek

Bonaventure Soh Bejeng Ndikung ve ekibi tarafından kurgulanan 36. São Paulo Bienali’nin bu özel edisyonu, “insanlık” kavramını sabit bir isim değil, yaşayan, sömürgeci geçmişi ve kolonyal mirası dönüştüren canlı bir fiil olarak ele alıyor.

Aralarında Cevdet Erek, Wolfgang Tillmans, Emeka Ogboh, Forensic Architecture, Leiko Ikemura ve Laila Hida gibi usta isimlerin yer aldığı 30’u aşkın sanatçı; enstalasyonlar, performanslar, ses çalışmaları ve mekânsal müdahalelerle insansızlaştırmaya, kaynak sömürüsüne ve tek tipleşmeye karşı direncin yollarını arıyor. Sanatçılar bunu yaparken sadece insan odaklı bir dil değil; bitki ve hayvan yaşamını, ruhsal evreni ve hafızayı da sürece dahil eden bir bakım ve dayanışma ağı örüyor.

Eylül ortasından itibaren yolunuz Berlin’e düşerse, nehir kıyısındaki HKW’ye uğramayı ve alışılmış yolların dışına çıkarak sanatsal bir “kayboluşun” ve ortak hayal gücünün tadını çıkarmayı sakın unutmayın!

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3