
Oda müziği, devasa orkestraların gösterişli gürültüsünden uzaklaşıp enstrümanların birbirinin gözünün içine bakarak konuştuğu, dinleyicinin de o sohbetin tam ortasına oturduğu mahrem bir alandır. Kadıköy’deki Süreyya Operası, 6–24 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek 6. İstanbul Uluslararası Oda Müziği Festivali ile işte bu dolaysız, samimi ve duru ses alanına kapılarını açıyor.
Nil Kocamangil’in genel sanat yönetmenliğinde kurgulanan festival, pazarlama bağırtıları yerine sahnedeki seslerin birbirine nasıl eklendiğine odaklanan bir akış sunuyor. 6 Eylül akşamı Fedor Rudin, Alexandra Soumm, Máté Szűcs, Lydia Shelley ve Julien Libeer’den oluşan beşlinin Türkiye’de ilk kez aynı sahneyi paylaşacağı açılış konseriyle başlayan program; sa.ne.na’nın vurmalı çalgılardaki ritmik arayışlarından Anatolian Clarinet Connection’ın nefesli tınılarına uzanıyor. 11 Eylül’deki “Festival Buluşması”nda ise yaylı çalgı edebiyatının başyapıtları, aralarında Marc Coppey, Razvan Popovici ve Emmanuel Coppey’nin de bulunduğu usta isimlerin ellerinden Süreyya’nın taş akustiğine yayılacak.
Festivalin en organik damarlarından biri de kuşaklar arasındaki o sessiz aktarım. “Festivalin Genç Yıldızları” başlığı altında genç müzisyenler Deniz Yakın, Beliz Güney ve Çağatay Yurt; Miguel Da Silva ve Caspar Frantz gibi usta isimlerle aynı tuvalin üzerine ses bırakacak. Konser öncesi düzenlenen “Off-The-Record” söyleşileri sanatçıların klasik müzik dışındaki işitsel dünyalarına kapı aralarken; Carolin Widmann, Marc Coppey ve Razvan Popovici önderliğindeki ücretsiz masterclass’lar Süreyya’nın atmosferini gündüz saatlerinde bir eğitim ve paylaşım alanına dönüştürecek.
24 Eylül gecesi iki Echo Klassik ödüllü Alliage Quintett’in renkli kapanışıyla noktalanacak bu buluşma; İstanbul’un eylül ritminde müziğin o en sade, en insan yanına sığınmak isteyenler için bir nefes alanı sunuyor.