
Berlin’in porselen sessizliğindeki müze koridorlarından birinde, 400.000 ahşap küpün birbirine çarpma sesleri ve kolektif bir ilahi yükseliyor. Hamburger Bahnhof – Nationalgalerie der Gegenwart’ın 2.500 metrekarelik devasa Historic Hall, Litvanyalı sanatçı Lina Lapelytė’nin We Make Years Out of Hours başlıklı performatif sergisiyle yaşayan bir topoğrafyaya dönüşmüş durumda. 1 Mayıs’ta kapılarını açan ve CHANEL Kültür Fonu desteğiyle hayata geçen bu ikinci büyük komisyon çalışması, müze deneyimini heykel ve performans arasındaki sınırları yıkarak yeniden tanımlıyor.
Sergi salonuna adım attığınızda sizi sadece görsel bir şölen değil, aynı zamanda edebi bir derinlik karşılıyor. Alanda yankılanan şarkıların librettosu; Halil Cibran, Etel Adnan, Ocean Vuong ve Mahmud Derviş gibi 15 uluslararası yazarın topluluk, aşk, kayıp ve umut üzerine yazdığı şiirlerden süzülmüş dizelerden oluşuyor. 12 performans sanatçısı ve ziyaretçiler, bu seslerin eşliğinde 10×10 santimetrelik çam ve ladin küpleri elleriyle taşıyarak geçici mimari yapılar ve tepeler inşa ediyor; bir formun doğuşu için diğerinin yok olması gereken döngüsel bir değişimi canlı olarak deneyimliyorlar.
2019 Venedik Bienali’nde Altın Aslan kazanan Sun & Sea operasıyla tanıdığımız Lina Lapelytė, sanatsal pratiğini sessizleştirme sistemlerini sorgulayan kolektif şarkı söyleme eylemleri üzerine kuruyor. Sam Bardaouil ve Till Fellrath küratörlüğünde hazırlanan bu proje, sanatçının kırılganlığı davet eden ve bireyleri bir topluluğa dönüştüren felsefesini devasa bir ölçekte somutlaştırıyor. Eserin başlığı, parçanın bütün içindeki önemine vurgu yapıyor: Saatler yıllara, bireysel çabalar ise bir topluluğun ortak hafızasına dönüşüyor.
Bu sergi aynı zamanda Hamburger Bahnhof’un 30. yıl dönümü kutlamalarının en parlak duraklarından biri olarak konumlanıyor. “Açık Müze” kavramına odaklanan bu yıl dönümü programı, müzenin tarihsel mirasıyla geleceği arasında bir köprü kurmayı amaçlayan sekiz özel sergi ve performans serisini kapsıyor. Serginin sürdürülebilirlik hikâyesi de dikkat çekici; performanslarda kullanılan 400.000 ahşap küp, sergi 10 Ocak 2027’de sona erdikten sonra Eisenhüttenstadt’ta bir kamusal sanat eserine dönüşerek varlığını sürdürmeye devam edecek.
Eğer bu kolektif inşanın bir parçası olmak isterseniz, performansların Salı, Perşembe, Cumartesi ve Pazar günleri saat 14:00 ile 17:00 arasında gerçekleştiğini hatırlatalım. Değişimin ve dayanışmanın fizikselleştiği bu alanda, sadece bir izleyici değil, aynı zamanda o anki ahşap manzaranın mimarlarından biri olma şansını yakalıyorsunuz. Müze, yıl dönümü kapsamında 13-15 Kasım 2026 tarihlerinde 30 saat kesintisiz açık kalarak bu katılımcı ruhu zirveye taşımayı hedefliyor.






