
Eğer Temmuz ortasında yolunuz Berlin’e düşecekse ya da şu sıralar şehre kaçmak için vizyoner bir bahane arıyorsanız, aradığınız o nefis etkinlik radarımıza takıldı. Disiplinlerarası sanatın ve yenilikçi fikirlerin Avrupa’daki en önemli buluşma noktalarından biri olan Forecast Festival, bu yıl 10. yaşını kutluyor.
16-19 Temmuz 2026 tarihleri arasında Berlin’in ikonik kültür mekanlarından Radialsystem’de gerçekleşecek festivalin bu yılki teması son derece iddialı: “Where Ideas Find Their Future”. Dört gün boyunca performans sanatından müziğe, tasarımdan stand-up komediye ve kolektif atölyelere kadar uzanan, kelimenin tam anlamıyla zihin açıcı bir program bizi bekliyor.
Festivalin kalbinde ise Forecast’in uluslararası mentorluk programı yer alıyor. Dünyaca ünlü 6 mentor, seçilen 18 genç yeteneğin projelerini geliştirmesine yardımcı oldu ve bu iş birliklerinin meyveleri festival boyunca ilk kez izleyiciyle buluşacak.
NO-26 olarak programı didik didik ettik ve ajandanıza kesinlikle not etmeniz gereken, festivalin en heyecan verici ve kaçırılmaması gereken anlarını çıkardık:
Festivalin açılış günü tam anlamıyla sarsıcı bir görsel ve felsefi şölenle başlıyor.
Lucy McRae ile Geleceğe Bakış: Bilim kurgu sanatçısı ve beden mimarı Lucy McRae, dünyada bir arada var olmanın yeni yollarını ve geleceğin estetiğini sorgulayan öncü metotlarını sunacak. Bizce festivalin en vizyoner performansı olmaya aday. İnsan bedeninin sınırlarını ve teknolojinin geleceğini merak ediyorsanız bu oturumu kaçırmayın. Hemen ardından Lena Becerra, Amy Chiao ve Jiaqing Mo’nun enstalasyonları sahneyi devralacak.
Zihin Oyunları ve İllüzyon: Gecenin ikinci yarısında performans sanatçısı Tom Cassani, izleyicileri interaktif bir psişik okuma seansına davet ediyor. İllüzyonun ve kandırmacanın mekaniklerini sahnede ifşa edecek olan bu performans, izleyiciyi sürekli tetikte tutan müthiş sürükleyici bir deneyim vadediyor. Emilie Largier, Hsiang-Sheng Teng ve Chris Yarnell’ın performansları da bu gizemli geceye eşlik edecek.
Cuma günü, festivalin sanatsal çıtasını göklere çıkaran cinsten. Hem görsel hem de işitsel olarak tam bir gurme menüsü hazırlanmış.
Editörün Mutlaka Görün Dediği İş: Multimedya sanatçısı Almagul Menlibayeva’nın “Water Older Than Sun” adlı enstalasyonu, daha çok yeni 61. Venedik Bienali’nde sergilenmiş ve büyük ses getirmişti. Bu muazzam işi Venedik’te kaçırdıysanız, Berlin’de çok daha samimi bir festival atmosferinde deneyimlemek harika bir fırsat!
Kulakların Pasını Silecek Bir Keşif: Gecenin ilerleyen saatlerinde besteci ve ses sanatçısı Heinali ile Andriana-Yaroslava Saienko sahne alacak. Hildegard von Bingen’in müziklerini, Ukrayna halk ezgileri ve orta çağ polifonisiyle harmanlayan “Гільдеґарда (Hildegard)” projesini canlı dinleyeceğiz. Geleneksel ile avangardın bu kadar kusursuz birleştiği çok az iş vardır; kulaklığınızı takıp dünyadan uzaklaşmak isteyeceğiniz türden mistik ve çok güçlü bir performans.
Cumartesi günü hem sinema tutkunlarını hem de nitelikli bir kahkaha arayanları Radialsystem’e çağırıyor.
Gurur Duyduğumuz Bir Keşif: Sanatçı ve yönetmen Keren Cytter’ın “Meltdown” film üçlemesinin gösterimi var. Gösterimin hemen ardından gerçekleşecek seçkide bizim için çok tanıdık ve harika bir isim dikkatimizi çekiyor: Nadir Sönmez. Berlin gibi küresel bir sanat başkentinin böyle vizyoner bir festivalinde bir Türk sanatçının işini izlemek bizim için büyük gurur. Cumartesi rotanıza bu gösterimleri kesinlikle ekleyin.
Gülmeye İhtiyacı Olanlara: Akşam ise yazar ve komedyen Vidura Bandara Rajapaksa, üzerinde çalıştığı yepyeni projesini Brandon Aguirre ve Siming Lu Xabiso Vili’nin stand-up performansları eşliğinde sahneye taşıyor. Berlin’in kozmopolit mizah anlayışını seviyorsanız, bu gece tam size göre.
Festivalin kapanış günü tamamen interaktif atölyelere ve şehri keşfetmeye ayrılmış. Çocuklar için nesiller arası hikaye anlatıcılığından görsel-işitsel enstrüman yapımına kadar harika atölyeler var.
NO-26 Editörünün Çılgın Önerisi: Pazar gününün en sıra dışı etkinliği, “kolektif bir katarsis gücü olarak çığlık atmayı” keşfeden atölye çalışması! Tam anlamıyla bir Berlin deneyimi değil mi? Şehrin, hayatın ve geçmiş dönemin tüm stresini Berlin’in ortasında kolektif bir çığlıkla geride bırakmaktan daha iyi bir terapi düşünemiyoruz. İçinizdeki enerjiyi serbest bırakmak için bu çılgın deneyime şans verin.
Özetle; Forecast Festival bu yıl 10. yaşında sadece geçmişi kutlamıyor, sanatın ve yaratıcılığın geleceğine yön veriyor. Berlin’deyseniz biletlerinizi şimdiden ayırtın ve bu zihin açıcı deneyimin bir parçası olun!