Alymamah Rashed ve My Dear Prophecies Projesi

KapıGenel5 gün önce12 Tıklanmalar

Kuveyt doğumlu sanatçı Alymamah Rashed, resim pratiğini kimlik, din ve bellek gibi unsurların bedende kesiştiği o gerilimli ama büyüleyici alana kuruyorBaró Galeria’nın Mallorca’daki mekanında yeni başlattığı “Artist Focus” programı kapsamında izleyiciyle buluşan “My Dear Prophecies” projesi, Rashed’in bu derinlemesine arayışına odaklanıyor. Sanatçı için kehanet; geçmiş ile gelecek, gerçek ile imgesel arasında asılı kalan tekinsiz bir eşiği, imgelerin ve sezgilerin henüz tam şeklini almadığı o “algı halini” temsil ediyor.

Rashed’in tuvallerinde beden, üzerine kimliği şekillendiren farklı vektörlerin işlendiği bir anlatı toprağına dönüşüyor. Eserlerinde sürekli tekrarlanan “göz” figürü, anatomik bir organ olmanın ötesine geçerek ruhsal bir boyut kazanıyor ve bilinmeyene açılan bir pencere işlevi görüyor. Sanatçıya göre görmek, sadece mevcut olanı algılamak değil, henüz gelmemiş olanı da sezmektir; bu nedenle bakış, doğrudan kehanetle ilişkilidir.

Sanatçının yakın dönem çalışmalarından biri olan A Whirlpool Kissed My Closed Eyes to Reach My Shelter (A Vision from September), sadece gözlerin tanınabilir kaldığı, akışkan ve yumuşak bedenlerden oluşan bir girdabı andırıyor. Mavi tonlarındaki bu ruhani ve akışkan formlar, tuvalin yüzeyindeki yoğun dokularla birleşerek daha katı ve dünyevi bir gerçekliğe doğru iniyor. Burada resim, açıkça dile getirilemeyen içsel gerilimleri ve duyguları fısıldayan bir dile dönüşüyor.

Serginin bir diğer dikkat çekici katmanı ise toprağa tutunma metaforu üzerinden şekilleniyor. Rashed’in narin suluboya çalışması An island grew within me, bedeni yere çömelmiş, toprağa en yakın haliyle tasvir ediyor. Ancak bu eserde önemli bir eksiklik var: Gözler. Sanki o an için artık bakmaya gerek kalmamış; her şey zaten görülmüş, hissedilmiş ve içeriden öğrenilmiştir. Kimliğin hiçbir zaman tam olarak yerleşmediği bu dünyada sanatçı, bizi bedenlerimizin hangi yöne çekildiğini ve toprağın bu sürece nasıl dahil olduğunu sorgulamaya davet ediyor.

Sizce kehanetin o “eşik” hali gibi, bir sanat eserine bakarken de gördüklerimizden ziyade henüz görmediğimiz ama sezdiğimiz o boşluklar mı bizi sanatçıya ve kendi kimliğimize daha çok yaklaştırır?

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Yorum bırakın

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3