
İstanbul’un nemli Ağustos akşamlarında İstiklal Caddesi’nin kalabalığından sıyrılıp loş bir salona sığınmanın, o kırmızı koltuklara gömülüp perdeden yansıyan ışıkla başka dünyalara dalmanın tadı bambaşkadır. Eğer siz de yaz aylarında şehri terk edemeyenlerdenseniz, İBB Kültür harika bir haberle imdadımıza yetişiyor. İstanbul’un kalbi İBB Beyoğlu Sineması, ağustos ayı boyunca kapılarını romantizmden bilimkurguya, bol kahkahalı komedilerden iç ısıtan animasyonlara uzanan muazzam bir seçkiyle; üstelik tamamen ücretsiz olarak açıyor.
Sinema yolculuğumuz 7 Ağustos Cuma akşamı, pikabın iğnesinin plağa değdiği o meşhur anla, Çağan Irmak’ın kültleşen filmi Issız Adam ile başlıyor. Alper’in Ada’ya sarılıp “Sen bende mahkûm kaldın,” dediği o modern zaman hüznünden hemen bir gün sonra (8 Ağustos), rotamızı 19. yüzyıl İngiltere’sine çeviriyoruz. Joe Wright’ın büyüleyici Aşk ve Gurur (Pride and Prejudice) uyarlamasında, Bay Darcy’nin sisli bir sabaha karşı “Beni bedenim ve ruhumla büyülediniz,” (You have bewitched me, body and soul) itirafıyla kalbimizi bir kez daha perdede bırakacağız. Ayın ilerleyen günlerinde (22 Ağustos) ise Sofia Coppola’nın modern klasiği Lost in Translation (Bir Konuşabilse…) ile Tokyo’nun neon ışıkları altında o fısıltılı vedaya tanık olurken, Chloé Zhao’nun taptaze ve şiirsel Hamnet (21 Ağustos) filmiyle Shakespeare döneminin edebi melankolisine sürükleneceğiz.
Ancak ağustos programı sadece gözyaşı ve aşktan ibaret değil; zihnimizi zorlayacak, uzay-zaman algımızı bükecek yapımlar da perdede olacak. 14 Ağustos Cuma akşamı Christopher Nolan’ın başyapıtı Interstellar (Yıldızlararası) ile solucan deliklerinden geçerken, “Sevgi, uzay ve zamanın boyutlarını aşarak algılayabildiğimiz tek şeydir,” repliğinin o tüyler ürperten felsefi ağırlığını dev ekranda yeniden hissedeceğiz. Bilimkurgu tutkunları için 15 Ağustos’ta Jess Varley’nin Astronot (The Astronaut) filmi de listede bekliyor. Kusursuz bir senaryo ve psikolojik gerilim arayanlar ise 29 Ağustos Cumartesi gününü şimdiden takvimlerine işaretlemeli. Cannes’dan Altın Palmiye, Akademi’den Oscar ödüllü Justine Triet harikası Bir Düşüşün Anatomisi (Anatomy of a Fall), kardan daha soğuk bir mahkeme salonunda izleyiciyi nefes kesici bir gerçeği arayışına sokacak.
“Biraz da gülmek lazım, sinirlerimiz laçka oldu,” diyorsanız, 28 Ağustos’ta Mermer ailesinin kaotik ve kurşun geçirmez dünyasına, Ali Atay’ın bol absürt kahkahalı Ölümlü Dünya‘sına davetlisiniz. Tabii bu şölende minik sinemaseverler de unutulmamış. Ağustos boyunca her pazar saat 15.00’te “Çocuk Matinesi” var. Kayıp Prenses, çöp yığınları arasından çıkıp “Eee-va” deyişiyle kalbimizi eriten o tatlı robot WALL·E, görsel diliyle dikkat çeken Arco ve süper güçlerini saklamakta pek de başarılı olamayan İnanılmaz Aile (The Incredibles) minikleri sinemanın o eşsiz büyüsüyle tanıştırmak için hazır bekliyor.
Haftanın altı günü yaşayan, sinema kültürünü Beyoğlu’nun kalbinde yaşatmaya devam eden bu tarihi salondaki tüm gösterimler ücretsiz. Ancak unutmayın, o kırmızı koltuklar sınırlı sayıda! Film takviminin saatlerini detaylıca incelemek ve ücretsiz biletlerinizi tükenmeden ayırtmak için İBB Beyoğlu Sineması’nın sosyal medya hesaplarını takipte kalmayı ihmal etmeyin.