
Günümüz dünyasında korku, çoğunlukla karşımıza aniden çıkan somut bir tehdit biçiminde belirmiyor. Aksine, gündelik alışkanlıkların, tanıdık mekânların ve sıradan nesnelerin arasına sızan, belirgin bir kaynağı olmayan yaygın bir kaygı durumuna dönüşüyor. İranlı sanatçı Vahid Danaiefar, Türkiye’deki ilk kişisel sergisi “Akışkan Korku” ile işte bu görünmez ama her an hissedilen tekinsizlik alanına odaklanıyor. Simbart Projects ev sahipliğinde 11 Eylül – 31 Ekim 2026 tarihlerinde gerçekleşen sergi, güvenlik hissiyle özdeşleştirdiğimiz unsurların yavaş yavaş nasıl çözüldüğünü sorguluyor.
Zygmunt Bauman’ın aynı adlı çalışmasındaki “dağınık, belirsiz ve kurumsal zeminini kaybetmiş korku” fikrini merkezine alan Danaiefar, bu kavramsal omurgayı Sigmund Freud’un “tekinsiz” (das Unheimlich) teorisiyle besliyor. Sergide yer alan resim, video ve enstalasyonlar, izleyiciye tamamen yabancı bir dünya sunmuyor. Tam aksine; çok iyi bildiğimiz objeler, figürler ve mekânlar yerli yerinde dururken, aralarındaki ilişki ve taşıdıkları anlamlar ufak müdahalelerle zedeleniyor.
Danaiefar, büyük dramatik anlatıların veya doğrudan felaket imgelerinin peşine düşmek yerine, bir olayın geride bıraktığı izlerle ve sessiz yankılarla ilgileniyor. Sıradan görsel kodları esneterek tanıdık olanın ürettiği o konfor alanını bozuyor. Böylece korku, belirli bir nesneye ya da anlık bir şoka bağlı kalmaktan çıkıp; gündelik gerçekliğin dokusuna yayılan, her an yanımızda taşıdığımız bir atmosfere dönüşüyor.






