
Yer değiştirmek, harita üzerinde çizilen tek bir çizgiden ya da istatistiksel verilerden ibaret değil. Göç; insanın evle, bedenle, dille ve aidiyetle kurduğu ilişkiyi sessizce ama kökten dönüştüren katmanlı bir tecrübe. Tophane’deki DEPO, 27 Eylül 2026 tarihine kadar “Stories of Migration: Art, Resistance and Solidarity Across Borders” başlıklı sergiyle bu çok sesli hafızayı ağırlıyor. Adele Tamam, Ara Chalym, Irmak Suzan Ertaş, Persefoni Myrtsou ve Saeed Mirshekari’nin işlerini buluşturan seçki, göçü genelleştirilmiş ortak bir deneyim olarak sunmak yerine, her sanatçının kendi üretiminde aldığı özgün biçimlere odaklanıyor.
Evden Bedene, Dilden Coğrafyaya Sızan İzler
Sergi; resim, video, fotoğraf, metin ve mekânsal yerleştirmeler aracılığıyla göçün farklı boyutlarını görünür kılıyor:
Adele Tamam: Yemen’deki çocukluğunda karton kutulardan kurduğu oyun evlerinden yola çıkan The Game of Home Home enstalasyonuyla, “ev” kavramının güvenlik hissi kadar kayıp, kısıtlanma ve sınırlarla kurduğu bağı sorguluyor. A Child’s Premonition çalışması ise çocuklukta yapılan çizimlerle bugünün coğrafi gerçekliği arasında bağ kuruyor.
Saeed Mirshekari: Tıp ve optik terimlerinden (Thanatosis, Cyanosis) yararlandığı çalışmalarında, bedenin belirsizlik, baskı ve travma karşısında verdiği fiziksel tepkileri inceliyor. Sanatçının mültecilik sürecinde karşılaştığı hantal bürokratik dil, eserlerinde doğrudan sanatsal malzemeye dönüşüyor.
Persefoni Myrtsou: The Holy Water of Armaş başlıklı video ve yerleştirmesinde, Kocaeli Armaş’ın yerel tarihiyle kendi ailesinin Doğu Trakya’dan Yunanistan’a uzanan zorunlu göç hikâyesini toprak, tarım ve tohum hafızası üzerinden buluşturuyor.
Irmak Suzan Ertaş: Here-Say çalışmasında saha notları, ses kayıtları ve anlık çeviriler üzerinden bir anlatının dilden dile geçerken geçirdiği dönüşümü inceliyor. Tepegöz ve asetat parçalarıyla kurguladığı The Threads of Akmeşe ise izleyici katılımıyla sürekli yeniden şekillenen katmanlı bir anlatı sunuyor.
Ara Chalym: Mountain Speaks to Mountain serisi ve kâğıt üzeri işleriyle, coğrafyalar arasında taşınan kişisel ve kolektif hafızayı metin ile görsel katmanlar arasında yeniden üretiyor.
Priştine’den İstanbul’a Uzanan Ortak Üretim Ağı
Eylül 2025’te Priştine’de temelleri atılan proje, Mart 2026’da Armaş Vakfı’nın ev sahipliğinde gerçekleşen konuk sanatçı programı ve Utrecht’teki BAK Basecamp buluşmalarıyla olgunlaştı. Önceden belirlenmiş bir sonuç üretme baskısından uzak, birlikte yaşama, araştırma ve birbirinin sürecine tanıklık etme fikriyle şekillenen süreç; mezopArt öncülüğünde, BAK Basecamp, New Women Connectors ve Hür Adalar ortaklığıyla DEPO’daki bu sergiye dönüştü. Stories of Migration, sınırların ötesinde kurulan sanatsal dayanışmanın ve ortak hafıza arayışının somut bir tanıklığını sunuyor.






