
Sanatçı, malzemeye önceden belirlenmiş bir imgeyi dikte etmek yerine, onun kendi zekasına ve öngörülemez yaşamına kulak verirse ne olur? Boyayı, minerali, külü ve ahşabı birer nesne değil de yaşayan birer işbirlikçi olarak kabul etmek, yaratım sürecini nasıl bir ayine dönüştürür? Londra’nın öncü sanat duraklarından Cob Gallery, Amerikalı sanatçı Ever Baldwin ve Polonyalı sanatçı Magdalena Skupińska’nın pratiklerini buluşturan Tuning Ground sergisiyle bizi malzemenin simyasal ve ruhani dönüşümüne tanık olmaya davet ediyor. no-26 sanat radarında bu kez, doğanın elementleriyle akort edilmiş meditatif bir sergileme var.
Tuning Ground, karıştırma, çıkarma, yakma, aşındırma ve pigment uygulamaları üzerinden malzemeyi dinleme eylemine odaklanıyor. Serginin tam merkezinde ise her iki sanatçının pratiğini hem fiziksel hem de sembolik olarak birbirine bağlayan ahşap yer alıyor. Büyüme, çürüme ve yenilenmeyle damgalanmış canlı bir töz olan ahşap; sergide sıradan bir taşıyıcı ya da destek yüzeyi olmaktan çıkıp, kendi iradesi ve yönlendirme kapasitesi olan aktif bir suç ortağına dönüşüyor.
Skupińska’nın ahşapla kurduğu ilişki, Ortodoks ikonografi gelenekleriyle kurduğu taze bir bağ üzerinden şekilleniyor. Romanesk mimariyi, Bizans resmini ve taşınabilir adak nesnelerini çağrıştıran kemerli ahşap paneller üzerinde çalışan sanatçı; bitki liflerini ve toprak pigmentlerini tempera, kehribar, sandal ağacı ve lapis lazuli ile harmanlıyor.
Yüzyıllar boyunca kutsal resimlere ayrılmış değerli bir pigment olarak saygı gören lapis lazuli, beraberinde adanmışlık ve hac tarihlerini taşırken; kehribar ve sandal ağacı kendi ruhani ve kültürel çağrışımlarını mekana üflüyor. Sanatçının Nekta (2025) adlı çalışmasında papatya, havacıva otu, ashwagandha, mavi spirulina ve toz biberi ahşap yüzey üzerinde bir araya getirmesi, bu malzemelerin sembolik birer eklenti değil, birikmiş ritüelleri taşıyan aktif birer mevcudiyet olduğunu kanıtlıyor.
Ever Baldwin cephesinde ise kimyasal ve ruhani süreçler elementlerin sertliğiyle sınanıyor. Baldwin için ateş, malzemenin bir kısmının dumana dönüşerek havaya karıştığı ritüelistik bir sunu gibi işliyor. Son dönemde yakma işleminin aşındırıcı bir analoğu olarak devreye giren ağartma süreci ise malzemeyi tutuşturmak yerine erozyona uğratıyor, tanenleri dışarı çıkararak geride solgun, tebeşirsi ve adeta kemiksi bir yüzey bırakıyor.
Yakma işlemi kömürleşmiş, koyu bir karbon deri üretirken; ağartma işlemi hayaletimsi bir kalıntı doğuruyor. Bu iki temel durum, yıkım ve yenilenme yoluyla gerçekleşen mutlak dönüşümü simgeliyor.
Sanatçının Muffy (2023) adlı çalışması, tuval üzerine yağlıboyayı, bizzat yaktığı ve kömürleştirdiği tekinsiz bir ahşap çerçeveyle mühürleyerek bu kontrastı somutlaştırıyor.
Her iki sanatçının da üretimi temelde tamamen simyasal. Sanatçı değişim için gerekli koşulları hazırlıyor ancak sonucun ne olacağını tamamen kestiremiyor. Ateş öngörülemeyen izler bırakıyor, pigmentler tuvalde beklenmedik şekilde filizleniyor ve yüzeyler kendi iç mantığına göre evriliyor. Bu şekilde çalışmak, kontrolü bırakmayı ve malzemenin kendi zekasına teslim olmayı gerektiriyor. Kutsal olan da tam olarak bu öngörülemezlikten, maddenin kendi kendini dönüştürme ve ifşa etme kapasitesinden doğuyor.
Eserler köklerini soyutlamadan alsa da, soyut resmin o katı ve steril özerkliğine direniyor. Baldwin ve Skupińska, soyutlamayı dille ya da temsille tam olarak ifade edilemeyen alanlara açılan bir eşik, bir portal ve çağdaş birer ikona olarak konumlandırıyor.
Serginin adı olan Tuning Ground, kusursuz bir uyumlanma ve akort sürecini fısıldıyor. Akort etmek, dikkatlice dinlemek ve kendi sesinin ötesindeki bir frekansla rezonansa girmek demektir. Eserler; hayali bir orman tapınağının, bir yol kenarı sunağının veya taşınabilir bir kilise panosunun parçaları gibi işleyerek maddi ve manevi frekansları aynı hizaya getiriyor. Temmuz ortasından Ağustos başına kadar Londra Cob Gallery’de deneyimlenebilecek bu sergi, soyutlamayı maddi dünyadan bir kaçış değil, onun gizli yaşamına daha derinlemesine uyumlanma biçimi olarak sunan büyüleyici bir vaha. Yolunuz düşerse bu elemental ayini yerinde soluyun.
Sergi: Tuning Ground: Ever Baldwin & Magdalena Skupińska
Sanatçılar: Ever Baldwin & Magdalena Skupińska
Mekân: Cob Gallery (Londra)
Tarih: 10 Temmuz – 8 Ağustos 2026