Prag’da “Timeline” Sergisi ve Büyük Ölçekli Kıyamet

KapıSokak1 saat önce16 Tıklanmalar

Prag’ın tarihi sokaklarında yürürken, Pařížská Caddesi’ndeki KodlContemporary’nin kapısından içeri adım attığımda beni böylesine sarsıcı bir zamansal yüzleşmenin beklediğini tahmin edemezdim. Nicolas Bourriaud ve Barbara Lagie küratörlüğünde hazırlanan “Timeline” başlıklı grup sergisi, iklim krizinin ve Antroposen çağının insan zihnini aşan o devasa, kavranamaz ölçeğini radikal bir görsel sorgulamaya dönüştürüyor. 9 Nisan’da kapılarını açan ve 7 Haziran 2026’ya kadar sürecek olan bu sergi, 14 çağdaş sanatçının güncel üretimlerini, Çek modernizminin öncülerinden František Kupka’nın tarihi illüstrasyonlarıyla distopik bir diyalog içinde sunuyor.

Kupka’nın Ansiklopedik Düzeninden Çağdaş Kaosa

Serginin kavramsal çıkış noktası, Kupka’nın 1905 yılında yayımlanan, ünlü coğrafyacı Élisée Reclus imzalı “L’Homme et la Terre” ansiklopedisi için hazırladığı illüstrasyonlara dayanıyor. İnsanlığın doğayla etkileşim tarihini; ilerleme, din, bilim ve devlet gibi sacayakları üzerinden özetleyen bu sembolist çizimler, sergideki çağdaş yapıtlara tarihsel bir ayna tutuyor. Ancak sergideki çağdaş sanatçılar, Kupka’nın o düzenli ve rasyonel vizyonunu 21. yüzyılın terminal çevre felaketleriyle paramparça ederek önümüze koyuyor.

Giriş salonunda beni karşılayan Kupka’nın The Rhythm of History – Wave adlı küçük kömür ve mürekkep çizimi, serginin en lirik işlerinden biri. Evrenin minik beyaz yıldız tozlarıyla bezeli bu yüzeyde, dört figür bir dalganın içinde eriyerek adeta birbirine karışıyor. Varoluş döngüsünü, insanlığın gelgitlerini anlatan bu eserin tam karşısında yer alan Origines ve Work adlı illüstrasyonlar ise insanın ilksel hallerini ve av aletleriyle barınak inşa edişini sahneliyor. Kupka için doğayla kurulan o ilahi bağ, modern insanın yıkıcı sistemleriyle henüz kirlenmemiş, geçmişe ait donmuş bir zaman dilimini temsil ediyor.

“Hubris” ve Gözden Kaçan Felaketlerin Detayları

Mekânın en üst katına çıktığımda, Bianca Argimón’un kâğıt üzerine renkli kurşun kalemle milimetrik olarak işlediği Hubris adlı devasa alegorik çizimiyle yüzleşiyorum. Karşımdaki bu iş, adeta günümüz dünyasının grotesk ve parçalı bir kıyamet haritası. Kara mizahtan saf şiddete uzanan küçük hikâyeler aynı yüzeyde, eşzamanlı olarak akıyor: Takım elbiseli iş adamları şuursuzca birbirini kovalıyor, ormanları talan edilmiş bir tepenin zirvesinde canlı bir kumbara sendeliyor, sahil kenarında devasa bir ekskavatör betondan kumdan kaleler yapıyor.

Ön planda ise üzerinde “ICE” yazan bir minibüsten indirilen buz küpleri, içlerinde sosisli tüfekleri ve yapay gülümsemeleriyle Ronald McDonald figürlerinin çalıştığı mekanik bir fabrikaya taşınıyor. Montaj hattının sonunda insanlar, insan boyutundaki buz kalıplarının içinde donmuş vaziyette bir uçağa yükleniyor. Ufuk çizgisinde ise soluk kurşun kalemle çizilmiş, neredeyse görünmez bir füze süzülüyor; su kaydırağından tabutlar fırlıyor, iskeletler beliriyor, lunapark oyuncakları arızalanıyor ve petrol kuyuları toprağı yarıyor. Argimón, gezegensel ölçekteki bu yıkım ağını tek bir düzlemde toplayarak, felaketin büyüklüğünün bizim modern dikkat kapasitemizi nasıl feci şekilde aştığını kanıtlıyor.

Doğanın İradesi ve Kontrol Sistemleri

Üst kattaki diğer çağdaş yerleştirmeler, insanın kurduğu mekanik sistemler ile doğanın o kestirilemez, nebulöz yapısı arasındaki amansız savaşı derinleştiriyor:

  • Patricia Domínguez: Línea de Tiempo Vegetal adlı sulu boya çalışmasında, tırnakları parlak yeşile boyanmış bir elin başlattığı domino etkisiyle mükemmel bir düzen içinde devrilen yapraklar dizisi uzanıyor. Karanlığın ortasından bükülen dünya yüzeyine doğru yok olan bu yapraklar; kontrol, sorumluluk ve bireysel küçük etkilerimizin nasıl devasa bir çevre felaketine dönüştüğünü yüzümüze vuruyor.

  • Jura Shust: Außerkörperliche Erfahrung: Wandering Spirit (Beden Dışı Deneyim: Gezgin Ruh, 2026) adlı ultra HD video yerleştirmesinde, tehlikeli madde kıyafeti giymiş bir figürün, endüstriyel bir Noel ağacı tarlasındaki nizami çam ağaçları arasında süzülüşünü izliyorum. İnsanın doğayı tek tipleştirme ve sömürme arzusunun yarattığı o yapay manzara, felaketin çıplak ünformasıyla birleşiyor.

Anatomik Maskeler ve Ters Yüz Edilen Dünya

Kupka’nın totaliter ansiklopedik üslubunu beden anatomisine uyarlayan Patrick Van Caeckenbergh imzalı Le Masque (Le monde à l’envers) ise serginin bir diğer sarsıcı durağı.

Parçalara ayrılmış ve yeniden dikilmiş bir anatomik diyagram formundaki bu maske; iskelet, kas ve deri dokularını çevreye sarsıcı bir biçimde saçıyor. Yer değiştirmiş bir rahmin arkasından bakan göz delikleriyle bu “canavarımsı” maske, giyilmek üzere tasarlanmış. Eser, insanın doğa üzerindeki rasyonel akıl iddiasını ve bedensel varlığını ironik bir biçimde hırpalayarak ansiklopedik bilgiyi hükümsüz kılıyor.

Timeline sergisinin bütününe yeniden baktığımda, Kupka’nın o sakin, doğrusal ve kolayca tüketilebilen düzenli tarih anlatılarından bugün ne denli uzaklaştığımızı çok net anlıyorum. Gezegen üzerindeki yıkıcı etkimiz kontrolden çıktıkça, felaketin devasa ölçeği bizim algısal sınırlarımızın ötesine geçiyor. Sergiden ayrılırken zihnimde kalan şey, tam da bu kaotik bütünlüğün hızı nedeniyle gözden kaçırdığımız o sinsi, küçük ve yıkıcı detayların ağırlığı oluyor.

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3