İmgenin Sınırlarında Hafıza ve Şiddet: SETAREH Berlin’de “Re-Trace” Sergisi

TowerBerlinSokak3 hafta önce171 Tıklanmalar

SETAREH, Berlin · 2 Mayıs – 13 Haziran 2026

SETAREH’in Berlin’deki galeri mekânına adım attığınızda, duvarlarda asılı duran eserlerin sessiz birer tanık olmaktan çok daha fazlası olduğunu anında hissediyorsunuz. İranlı sanatçı ve sinemacı Nazanin Hafez ile Iraklı-Alman sanatçı Raisan Hameed’i ilk kez bir araya getiren “Re-Trace” sergisi; fotoğrafın ve imgenin o “güvenilir” doğasını paramparça ederek, izleyiciyi hafızanın, savaşın ve devlet şiddetinin tekinsiz sularına çekiyor.

Sergi, farklı coğrafyalara ve tarihlere kök salsalar da; imgeyi politik bir savaş alanı, iktidar tarafından üretilip kontrol edilen bir aygıt olarak okuyan iki sarsıcı pratiği tek bir odada konuşturuyor.

Nazanin Hafez: Rejimin Kurgusunu Bozmak

Mekânın bir yüzünde, üretimlerini doğrudan İran rejiminin politik baskılarına dair kişisel deneyimleri üzerine inşa eden Nazanin Hafez var. Dijital ve analog fotoğraf, film ve kolaj arasında gezinen sanatçı, zihninizi sürekli aynı tekinsiz gerilime itiyor: Bir imge ile o imgeyi üreten iktidar yapıları arasındaki suç ortaklığı.

Hafez’in sergideki en vurucu üretimlerinden biri şüphesiz Spectators adlı kolaj serisi. Sanatçı bu seride uluslararası basın ajanslarının web sitelerine sızarak görsel bir müdahalede bulunuyor. Eserlere yaklaştığınızda, devlet şiddetinin sadece uygulanan bir şey olmadığını; aynı zamanda sistematik bir biçimde sahnelenen, orkestre edilen ve titizlikle kurgulanan bir tiyatro olduğunu idrak ediyorsunuz. Kolaj, Hafez’in ellerinde basit bir kes-yapıştır eylemi olmaktan çıkıp güçlü bir “karşı-imge”ye dönüşüyor; sorgulanmaması emredilen o resmî imgelere karşı sivil bir başkaldırı estetiği sunuyor.

Raisan Hameed: Kayıp Piksellerin Ağır Yükü

Galerinin diğer yüzüne, Raisan Hameed’in dünyasına geçtiğinizde ise dışa dönük o politik öfkenin yerini, çok daha içe dönük, melankolik bir yara kabuğu alıyor. Hameed; kendi biyografisini savaş, hafıza ve korunamayan imgeler üzerine sorulan devasa sorulara açılan bir kapı olarak kullanıyor.

Ailesinin arşivlerine, Musul’dan kalan tahrip olmuş fotoğraflara ve Google Maps gibi dijital araçlara odaklanan sanatçı; kameranın veya imgenin “başarısız olduğu” o karanlık noktalara çekiliyor. Zer-Störung serisinde, Musul’dan kurtarılan o yıpranmış aile fotoğrafları sadece birer anı değil; üzerlerindeki fiziksel tahribatın, o coğrafyanın yıkım tarihini bizzat bedenlerinde taşıdıkları birer kanıta dönüşüyor. Pixels of Memories serisinde ise Google Street View’un Irak sokaklarında bıraktığı o dijital hatalar ve eksik pikseller, en az ekranda görünen şeyler kadar ağır bir gerçeklik taşıyor. Hameed bize fotoğrafın asla mutlak bir delil olmadığını; hatırlama arzusu ile bunu tam anlamıyla başarmanın imkânsızlığı arasına sıkışmış ne denli kırılgan bir nesne olduğunu fısıldıyor.

İki Farklı Yön, Tek Bir Yüzleşme

Re-Trace, bu iki sanatçının hâlâ kanamaya devam eden gerçekliklerin içinden koparıp getirdiği işleri kusursuz bir kavramsal diyalogla sunuyor. Hafez yüzünü dışarıya, devlet şiddetinin kamusal dolaşımına ve medyanın riyakârlığına çevirirken; Hameed yüzünü tamamen içeriye, mahrem arşive ve kişisel yıkıma dönüyor.

Şu an Berlin’de devam eden bu sergi, bize neyi “görmemiz” gerektiğinin dikte edildiği bu çağda; imgelerin gücünü, kasıtlı olarak neyi gizlediklerini ve bize dayatılan o görselliği reddetmenin ne anlama geldiğini yeniden düşünmek için çok sarsıcı bir durak sunuyor.

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3