
Venedik’in sularında 61. Uluslararası Sanat Bienali’nin (La Biennale di Venezia) heyecanı dalga dalga yayılırken, Gallerie dell’Accademia tarihe geçecek bir buluşmaya hazırlanıyor. Performans sanatının büyükannesi Marina Abramović, 80. yaş gününü kutladığı bu yılda, Accademia’nın koridorlarında yaşayan ilk kadın sanatçı olarak devasa bir retrospektifle karşımıza çıkıyor: “Transforming Energy”.
6 Mayıs’ta açılacak ve 19 Ekim 2026 tarihine kadar devam edecek olan bu sergi, Abramović’in radikal performans mirasını, Venedik’in kültürel kimliğini oluşturan Rönesans başyapıtlarıyla kafa kafaya getiriyor.
Marina Abramović, Gallerie dell’Accademia’nın kalıcı koleksiyon odalarını ve geçici sergi alanlarını aynı anda kullanan ilk yaşayan kadın sanatçı olma unvanını taşıyor. Daha önce Mario Merz, Anish Kapoor ve Willem De Kooning gibi isimleri ağırlayan müze, bu kez kapılarını 1997’de Venedik’te Altın Aslan’ı kazanan o efsanevi isme sonuna kadar açıyor.
Abramović için Venedik sadece bir şehir değil, bir duygu: 14 yaşında Belgrad’dan trenle gelip istasyondan çıktığında gördüğü güzellik karşısında ağladığı o an, bugün 80 yaşında bir onur konuğu olarak geri dönüşünün duygusal temelini oluşturuyor.
Serginin merkezinde izleyicinin sadece bakması değil, eseri deneyimlemesi bekleniyor. Sanatçının “Transitory Objects” olarak adlandırdığı; kuvars, ametist ve doğal taşlarla zenginleştirilmiş taş yataklar ve yapılar galeride yerini alacak.
Katılım: Ziyaretçiler bu taşların üzerine uzanmaya, oturmaya veya üzerinde durmaya davet edilecek.
Amaç: Abramović’in tabiriyle, taşlardan bedene gerçek bir enerji aktarımı tetiklemek.
Venedik Bağı: Taş kullanımı, hem Venedik’in köklü mozaik geleneğine hem de Rönesans’ın “metafiziksel dönüşüm” araştırmalarına bir selam gönderiyor.
Serginin en sarsıcı noktalarından biri, Abramović’in Ulay ile birlikte gerçekleştirdiği Pietà (1983) çalışması ile Titian’ın son ve bitmemiş eseri olan Pietà (c. 1575-76) çalışmasının yan yana getirilmesi olacak.
“Bu yan yana geliş; acının, aşkınlığın ve kurtuluşun iki farklı vizyonunu bir araya getiriyor. İnsan bedeni, hem bir acı mekanı hem de ruhsal bir yükseliş alanı olarak yeniden tanımlanıyor.”
Yeni çalışmaların yanı sıra, Abramović’in sanat tarihindeki kırılma noktalarını hatırlatan o meşhur performanslarının kayıtları da sergide olacak:
Rhythm 0 (1974): İzleyicinin sanatçıya her şeyi yapabildiği o tehlikeli deney.
Imponderabilia (1977): İki çıplak bedenin arasından geçmek zorunda kalan ziyaretçiler.
Balkan Baroque (1997): Kanlı kemikleri yıkayarak savaşın travmasını sildiği Altın Aslan ödüllü performans.
Venedik’in o kadim atmosferinde, bir sanatçının 80 yıllık ömrünü ve enerjisini nasıl dönüştürdüğüne şahitlik etmek isterseniz:
Tarihler: 6 Mayıs – 19 Ekim 2026
Mekân: Gallerie dell’Accademia, Venedik
Küratör: Shai Baitel
Devam: Sergi, Venedik’ten sonra Roma’da (Galleria Nazionale d’Arte Moderna e Contemporanea) yolculuğuna devam edecek.
Marina Abramović, bizi yavaşlamaya, bilinçli olmaya ve aktif bir gözlemci olmaya davet ediyor. Sanatçıya göre, bu sergi sadece bir retrospektif değil, içsel bir değişim olasılığı.






