Bedenin Bir Dakikalık Hafızası: “Bana Bir Dakika Verin”

KapıSokak1 ay önce61 Tıklanmalar

Bir vesikalık fotoğraf kabinine girdiğinizde, saniyeler içinde donmuş bir imgeye dönüşürsünüz. O daracık alanda kimliğiniz; bakışınızın açısı, dudaklarınızın duruşu ve sabitlenmiş bir anın içine hapsedilir. Ancak dansçı ve video sanatçısı Doria Belanger, bu statik “photomaton” (fotokabin) fikrini alıp, onu zamanın ve hareketin içine fırlatıyor. Institut français İzmir Sergi Salonu, 4 Şubat itibarıyla kapılarını açan “Bana Bir Dakika Verin” (Give Me a Minute) sergisiyle, izleyiciyi bedenin en yalın ve en yoğun bir dakikalık “kimlik kartlarına” bakmaya davet ediyor.

Bu uzun soluklu proje, sadece bir video enstalasyonu değil; bedenin coğrafyayla, hareketin zamanla ve sanatçının çizgiyle kurduğu çok katmanlı bir diyalog. 2015’ten beri dünyanın farklı köşelerini arşınlayan Belanger, bu kez rotasını Türkiye’nin çağdaş dans sahnesine kırarak, küresel dans haritasına yerel bir ruh üflüyor.

Geliştirilmiş Bir Fotokabin Deneyimi

Serginin merkezindeki “bir dakika” rastgele seçilmiş bir süre değil. Belanger’e göre bu süre, doğaçlamanın getirdiği spontanlık ile bilinçli bir sahneleme arasındaki gerilimin en saf hissedildiği aralık. Sabit bir kamera ve tek plan çekimle oluşturulan bu video portrelerde, dansçıların ellerinde ne bir dekor ne de sığınabilecekleri bir kurgu hilesi var. Beden, ifadenin tek ve mutlak aracına dönüşüyor.

İzleyici ekranın karşısına geçtiğinde, bir dakikalık bu yoğunlaştırılmış zaman diliminde dansçının sadece estetik bir performansını değil, dünyada var olma biçimini izliyor. Tekrar eden jestler, bir süre sonra hareketin ötesine geçerek bireyin biricikliğini ve hikâyesini ele veren ipuçlarına dönüşüyor. Bu videolar, geleneksel bir dans gösterisinin “koreograf imzalı” yapısından sıyrılıp, spot ışığını doğrudan “icracıya” yöneltiyor.

Coğrafyanın Bedendeki Yankısı

“Bana Bir Dakika Verin”, nötr fonların ötesine geçerek mekânı da bir kimlik unsuru olarak sürece dâhil ediyor. Kolombiya’dan Kamboçya’ya, Portekiz’den Tunus’a uzanan bu geniş koleksiyonda, dansçılar sadece kendi bedenlerini değil, ait oldukları toprakların mimari dokusunu ve kültürel hafızasını da kadraja taşıyorlar. İstanbul’un çatılarından Myanmar’ın sokaklarına uzanan bu görsel yolculukta mekân, bedenin ardında suskun bir dekor olmaktan çıkıp, hareketin yönünü ve enerjisini belirleyen bir iş ortağına dönüşüyor.

Sergi salonunda farklı ölçeklerdeki ekranlarda yan yana akan bu portreler, izleyicide devasa bir hareket zinciri algısı yaratıyor. Bir yanda geleneksel dansın köklü izlerini taşıyan bir beden, diğer yanda bu izlerden kaçmaya çalışan çağdaş bir figür… Tüm bu tekil hikâyeler, galerinin duvarlarında birleşerek kolektif bir ritim, bir tür “dünya dans mirası” oluşturuyor.

Türkiye’den On Beden, On Hikâye

Projenin Türkiye ayağı, koleksiyonun en diri ve en çeşitli parçalarından birini oluşturuyor. Doria Belanger, Türkiye’deki üretim sürecinde çağdaş dansın on güçlü ismiyle bir araya gelerek, yerel sahnemizin canlılığını bu küresel arşive ekledi.

  • Halil İbrahim Aygun, Ece Çamlı, Mustafa Kaplan, Melih Kıraç, Serap Meriç, Canan Yücel Pekiçten, Leyla Postalcıoğlu, Kamola Rashidova, Filiz Sızanlı ve Yunus Emre Şahin.

Bu on sanatçı, sadece kendi kariyerlerini değil, Türkiye’nin karmaşık ve çok sesli beden dilini de birer dakikalık kliplere sığdırıyor. İstanbul’un mimari katmanları ve suyun hareketiyle birleşen bu portreler, serginin en güçlü duraklarından birini oluşturuyor. İzleyici bu bölümde sadece bir dansı değil, İstanbul’un ve Türkiye’nin sokaklarında yankılanan özgürlük arayışını ve hareket çeşitliliğini de soluyor.

Çizginin Dansı: Benttt’in Müdahalesi

Sergi, videonun teknolojik soğukluğunu çizer Benttt’in çizgisel sıcaklığıyla dengeliyor. Benttt, Belanger’in video portrelerinden aldığı imgeleri kömür, füzen ve suluboya gibi tekniklerle kağıda dökerek hareketin izini sürmeye devam ediyor. Çizimler, dansı dondurmak yerine onun ivmesini ve bıraktığı enerjiyi başka bir forma dönüştürüyor.

Ekranın ötesinde devam eden bu çizgisel dans, hareket halindeki bedenin bıraktığı belleği sorguluyor. Hareket, kağıt üzerinde form verilebilir bir maddeye dönüşürken; video portre ile çizim arasındaki bu paslaşma, disiplinlerarası diyaloğun en somut örneği haline geliyor. İzleyici videoda izlediği enerjinin, bir çizerin fırçasında nasıl bir yankı alanına dönüştüğüne tanıklık ediyor.

Birlikte Beden Olmak

Institut français İzmir’deki bu buluşma, dansı bir gösteri objesi olmaktan çıkarıp hayati bir gereklilik, bir “birlikte beden olma” hali olarak yeniden tanımlıyor. Belanger ve Benttt’in ortaklığı, hızıyla baş döndüren modern dünyaya “bir dakika durup bakma” teklifi sunuyor. Bu teklif, yazılmakta olan bir dünya mirasını, duyarlı ve hareketli bir insanlık topluluğunu kutluyor.

Kültürlerarası bir köprü kuran bu sergi, 31 Mart’a kadar dansın ve çizginin evrensel diliyle İzmirli sanatseverleri bekliyor.

Sergi Bilgileri

  • Sergi Adı: Bana Bir Dakika Verin (Donnez-moi une minute)

  • Sanatçılar: Doria Belanger & Benttt

  • Mekân: Institut français İzmir Sergi Salonu

  • Adres: Alsancak, Cumhuriyet Blv. No:152, Konak/İzmir

  • Tarih: 4 Şubat – 31 Mart 2026

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3