
Wellcome Collection, Mart ayında kapılarını açacak olan iddialı bir sergiyle zamansal varoluşumuzu mercek altına almaya hazırlanıyor. “The Coming of Age”, ergenlikten yaşlılığın en uç sınırlarına kadar uzanan süreci; sanatın estetik dili, bilimin ampirik verileri ve popüler kültürün sosyolojik yansımaları üzerinden disiplinlerarası bir perspektifle irdeliyor.
İnsan ömrünün uzadığı, ancak bu uzun ömrün beraberinde derin toplumsal ve sağlık eşitsizliklerini getirdiği günümüz dünyasında sergi; biyolojik yaşlanmanın ötesine geçerek, bu sürecin çevre, kültür ve toplum tarafından nasıl inşa edildiğini sorguluyor.
Sergi, 120’den fazla eser ve nesne aracılığıyla yaşlanmaya dair algılarımızın tarihsel dökümünü sunuyor. Sebald Beham’ın 1536 tarihli, yaşlıların gençlik pınarında yeniden canlanışını betimleyen ortaçağ gravürüyle başlayan bu tarihsel yolculuk; 1930’ların tüketiciyi genç tutma vaadiyle pazarlanan Kellogg’s All-Bran reklamlarına kadar uzanıyor. Bu zıtlık, insanlığın yaşlanmayı durdurma arzusunun yüzyıllar içinde nasıl mistik bir arayıştan ticari bir metaya dönüştüğünü kanıtlıyor.
Çağdaş üretimler ise yaşlanma deneyiminin politik ve kimliksel katmanlarını deşifre ediyor. Deborah Roberts’ın ‘King Me’ serisi, Siyah çocukların kimliklerini inşa ederken karşılaştıkları toplumsal bariyerleri vurgularken; Robert Mapplethorpe’un 70 yaşındaki Louise Bourgeois portresi, ileri yaşın getirdiği o meydan okuyan ve oyunbaz mevcudiyeti anıtsallaştırıyor.
Serginin kuramsal omurgasını, Wellcome Trust tarafından desteklenen geniş kapsamlı araştırma projeleri oluşturuyor. Ergenlik üzerine yapılan en büyük çalışmalardan biri olan “Age of Wonder” ve Suzanne Lacy liderliğinde yürütülen “Uncertain Futures” projesi, yaşlanma deneyiminin özellikle kadınlar ve dezavantajlı gruplar üzerindeki etkisini sosyo-politik bir laboratuvar titizliğiyle sunuyor.
Sanatçıların bu süreçteki konumu ise bir nevi kendini iyileştirme ve hakikatle yüzleşme pratiği olarak öne çıkıyor:
Paula Rego: 81 yaşında geçirdiği bir düşüş sonrası yaptığı otoportrelerle, yaşlanan bedenin kırılganlığını ve bu kırılganlıktan doğan gücü belgeliyor.
William Utermohlen: Demans ile yaşarken ürettiği otoportreler aracılığıyla, benliğin çözülüşünü görsel birer döküme dönüştürüyor.
Sam Taylor-Johnson: ‘Still Life’ adlı time-lapse filmiyle, meyvelerin olgunlaşma ve çürüme sürecini, yaşamın kaçınılmaz biyolojik ritminin bir metaforu olarak kurguluyor.
Rory Pilgrim’in ‘Software Garden’ filmi, teknolojinin hüküm sürdüğü bir toplumda kuşaklararası bağların önemini şiirsel bir dille tartışmaya açıyor. Bakım emeği, yalnızlık ve robotik refakatçi arzusu gibi temalar üzerinden şekillenen eser, yaşlanmanın teknolojik evrimle olan yapısal ilişkisini sorguluyor. Sergi, ölümsüzlük arayışındaki 17. yüzyıl “uzun yaşam şurubu” kavanozlarından, günümüzün biyoteknolojik uzun ömür markası Blueprint’in kurucusu Bryan Johnson’ın ürünlerine kadar geniş bir yelpazede, insanın kendi sonluluğuyla kurduğu o çelişkili bağı gözler önüne seriyor.
Sergi Adı: The Coming of Age
Mekân: Wellcome Collection, 183 Euston Road, Londra NW1 2BE
Tarih: 26 Mart – 29 Kasım 2026






