
Opera sahnesi, ressam atölyesi, film seti ve yazı masası — Semiha Berksoy bu dört mekânı ayrı ayrı değil, tek bir hayatın içinde yan yana kurdu. “Tüm Renklerin Aryası”, İstanbul Modern’de Ocak ayından bu yana açık: Cumhuriyet dönemi Türk sanatının bu özgün sesine 200’ü aşkın eserle adanmış kapsamlı bir retrospektif. 6 Eylül’de kapanmadan önce görülmesi gereken bir sergi.
Semiha Berksoy, 1910’da İstanbul’da doğdu ve 2004’te, doksan dört yaşında hayatını kaybetti. Uzun bir hayatın içinde, başka birinin tüm ömrüne yetecek kadar çok şey yaptı. Soprano olarak Avrupa sahnelerine çıktı; Türkiye’de sahnelenen ilk Wagner operasında rol aldı. Aynı yıllarda resim yapıyordu — büyük formatlarda, güçlü renk yoğunluğuyla. “İstanbul Sokaklarında” (1931) filminde oynadı: Türkiye’nin ilk sesli filmi. Ve kısa öykü yazdı.
Bu çok yönlülük tesadüfi değildi; her disiplin diğerini besledi. Operanın sahne dinamizmi tuvallerine geçti. Resmin renk anlayışı sahnedeki duruşunu etkiledi. Yazı pratiği ise her şeyin altındaki düşünsel zemin olarak işledi.
Bu sergi bir yeniden sunum. “Singing in Full Color” başlığıyla 2024–2025 kış sezonunda Hamburger Bahnhof – Nationalgalerie der Gegenwart’ta açılan sergi, Sam Bardaouil ve Till Fellrath küratörlüğünde Berlin’de opera sahnesi olarak düzenlenmişti. İstanbul Modern ise bu sergiye tamamen yeni bir çerçeve kazandırdı: hem ölçek genişledi hem başlık değişti hem de küratöryel yaklaşım yeniden kuruldu.
İstanbul uyarlamasının küratörleri Öykü Özsoy Sağnak (İstanbul Modern Baş Küratörü) ve Deniz Pehlivaner; Yazın Öztürk asistan küratör olarak çalışıyor. Sergi kataloğunda Dikmen Gürün, Ayşe Güngör, Sam Bardaouil ve Elif Uras’ın metinleri yer alıyor. Tiyatro ve film sanatçısı Zeliha Berksoy ile asistan küratör Yazın Öztürk arasındaki söyleşi de katalogda yayımlanmış.
200’ü aşkın eser beş temel eksen etrafında düzenleniyor:
Bu yapı, Berksoy’u tek bir disiplinin sanatçısı olarak değil, sanatlar arası ilişkilerin canlı bir laboratuvarı olarak sunuyor.
Berlin’den İstanbul’a taşınan bu sergi, aynı zamanda Berksoy’un kendi hayatındaki bir coğrafi hareketliliğin yansıması. Berksoy, Avrupa’ya —özellikle Almanya ve İtalya’ya— çıkan ve bu deneyimleri her iki yönde taşıyan bir sanatçıydı. Sergi o köprüyü görünür kılıyor.
“Semiha Berksoy: Tüm Renklerin Aryası / Aria of All Colors” 22 Ocak – 6 Eylül 2026 tarihleri arasında İstanbul Modern’de açık. Adres: Kılıç Ali Paşa Mahallesi, Tophane İskele Caddesi No:1/1, 34433 Beyoğlu. Bilet için bilet.istanbulmodern.org. Not: İstanbul Modern Pazartesi günleri kapalıdır.
1910–2004 yılları arasında yaşayan Türk soprano, ressam, sinema oyuncusu ve yazar. Türkiye ve Avrupa’da opera sahnelerinde yer aldı; Türkiye’nin ilk sesli filmi “İstanbul Sokaklarında”nda (1931) oynadı. Resim pratiğini opera kariyeriyle eş zamanlı sürdürdü.
Evet. “Semiha Berksoy: Singing in Full Color” başlığıyla 6 Aralık 2024 – 11 Mayıs 2025 tarihleri arasında Hamburger Bahnhof – Nationalgalerie der Gegenwart’ta gösterildi. Sam Bardaouil ve Till Fellrath küratörlüğündeydi. İstanbul Modern için sergi ölçek, başlık ve küratöryel çerçeve bakımından yeniden kurgulandı.
Eylül başına kadar vaktiniz var — ama yaz aylarının geçişkenliği içinde ertelemek kolay. Berksoy’un Türk sanat tarihindeki yeri sürekliliği hak ediyor; bu sergi, onu arka plandan çıkarıp tam sahneye koyuyor. Her katmanı ayrı bir ziyareti kaldıracak yoğunlukta.