
Haziran ayında Londra’nın çağdaş sanat duraklarından Huxley-Parlour’da kapılarını açmaya hazırlanan, psikolojik derinliği yüksek bir solo sergi ile karşınızdayız. Sanatçı Nina Silverberg’ün Blue Hours başlıklı yeni sergisi 5 Haziran – 11 Temmuz 2026 tarihleri arasında sanatseverlerle buluşacak. Bu seçki sanatçının galeri çatısı altında gerçekleştirdiği ikinci kişisel sergisi olma özelliğini taşıyor. Silverberg, bu yeni resim serisinde izleyiciyi zihinsel ve mekânsal sınırların birbirine karıştığı tekinsiz bir atmosfere davet ediyor.
Serginin başlığı olan Blue Hours, karanlığın yerini şafağın ilk ışıklarına bırakmadan önceki o gizemli gece zamanını temsil ediyor. Tamamen dinginlik ve meditasyonla karakterize edilen bu zaman dilimi , Silverberg için algının kapılarını aralayan, belirsizlik ile netlik arasındaki etkileşimi inceleyen bir çıkış noktası işlevi görüyor.
Sanatçı, bu yarı-gece (semi-nocturnal) anlarında yükselen bir dinginlik ve keskin bir algı boyutu yakalıyor. Sergide, geometrik ızgaralara indirgenmiş yoğun mimari yapılar ile tek başına soyutlanmış binalar tezat oluştururken, karanlığın aslında bir aydınlanma biçimi olabileceğine dair paradoksal bir anlatı kuruluyor.
Silverberg’ün yeni çalışmaları; tekillik ve çoğulluk, opaklık ve parlaklık, iç mekân ve dış mekân gibi zıt ikili durumları cesurca sorguluyor. Zengin renklerin düz katmanları, geometrik formlar ve tekrar eden motiflerle kurgulanan bu tuval çalışmalarında binalar, mobilyalar, eldivenler ve kitaplar başrolde yer alıyor. Evsel yaşama göz kırpan bu nesneler, bireyin daha geniş bir çevre içindeki yaşanmış deneyimini yüzeye taşıyor.
Sanatçı, resimlerinde sabit ve belirli bir coğrafi mekânı tasvir etmekten ziyade, kentsel çevrenin atmosferik niteliklerini ve bunların insan psikolojisi üzerindeki derin etkilerini yakalamayı amaçlıyor. Tuvallerde insan varlığına işaret eden pek çok nesne yer alsa da, insan figürünün tamamen yokluğu resimlere tekinsiz ve uğursuz bir seziş katıyor.
Sergideki eserler adeta birer portal gibi çalışıyor; yarım bırakılmış günlük sayfaları ya da içinden binalar fırlayan yarı açık çekmeceler, iç dünya ile dış dünya arasındaki o ince sınırda geziniyor. Silverberg, kuş bakışı perspektifler ve tekrarlayan sanatsal motifler gibi biçimsel araçlar kullanarak gerçeklik algısını bilinçli olarak sarsıyor.
Ekose desenleri, damlayan yağmur damlaları ve çatılar gibi yinelenen formlardaki mikroskobik değişimler, işlere tekinsiz ve sürreal bir hava üflüyor. Bu ritmik tekrarlar, resimlerin statik yapısını kırarak durmaksızın devam eden bir açılma hissi yaratıyor. Böylece eserler, insan zihninin bilinçaltı ile bilinçli durumları arasındaki o iğreti, araftaki alanda asılı kalıyor.
Sergi: Nina Silverberg: Blue Hours
Tarih: 05 Haziran – 11 Temmuz 2026
Mekân: Huxley-Parlour, 45 Maddox Street, London W1S 2PE
Sanatçının zengin renk düzlemleriyle inşa ettiği bu tekinsiz kentsel psikoloji, izleyiciyi kentsel yalnızlığın ve zamansız anların şiirsel bir dökümüyle baş başa bırakıyor. Sergideki tekrarlayan motiflerin yarattığı hipnotik etki, modern şehir hayatının üzerimizde bıraktığı görünmez izleri okumak adına güçlü bir görsel sözlük sunuyor.






