
Bu gün modern insanın şehirle olan sancılı, absürt ve bazen de ürkütücü ilişkisini en iyi anlatan kalemlerden birine, Hakan Bıçakcı’ya ve onun İletişim Yayınları etiketiyle raflardaki yerini alan son öykü kitabı “Geçici Manzara”ya konuk oluyoruz.
Kasım 2025’te yayımlanan bu 200 sayfalık eser, bizi betonun, alarmların ve bitmek bilmeyen toplantıların ortasında, gerçekliğin büküldüğü o ince çizgide yürütüyor.
Geçici Manzara, Bıçakcı’nın alametifarikası olan weird edebiyatın en taze örneklerini bir araya getiriyor. Kitapta bizi karşılayan dünya; dikkate alınmaması gereken alarmlarla, ilaçlanması gereken böceklerle ve yamuk zeminlerle dolu.
Bıçakcı, şehrin beton kuşatması altında nefes almaya çalışan insanları ve o insanların içinde/dışında dolanan hayvanları anlatırken, gündelik olanın nasıl bir anda tekinsizleşebileceğini gösteriyor. Bir sabah uyandığınızda manzaranızın değişmesi, rüyaların yorumlanamaması ya da önemsiz görünen küçük bir kanamanın devasa bir endişeye dönüşmesi… Hepsi bu geçici ama sarsıcı manzaranın bir parçası.
Hakan Bıçakcı, toplumsal eleştirisini en sıradan anların içine öyle bir yerleştiriyor ki, metronun içindeki o puslu havayı ciğerlerinizde hissediyorsunuz:
❝
“Aylardan Efsane Kasım, günlerden Şahane Cuma’ydı. Fakat manasızca renkli reklam panolarındaki bu hesaplı coşkuya kapılan yok gibiydi. Metronun içi cenaze evini andırıyordu. Birbirinden koyu montlu, birbirinden mutsuz suratlı, birbirinden eğri duruşlu bir yığın insan farklı boşluklara dalıp gitmişti.”
❞
Bu satırlar, modern dünyanın “tüketim coşkusu” ile bireyin “içsel boşluğu” arasındaki o uçurumu ne kadar da keskin bir şekilde özetliyor, değil mi?
Hakan Bıçakcı, sadece bir hikâye anlatıcısı değil; o, şehrin psikolojik röntgenini çeken bir gözlemci. Eğer;
Gündelik hayatın içindeki gizli huzursuzlukları keşfetmeyi seviyorsanız,
Şehir hayatının absürtlüğüyle dalga geçen ama bunu yaparken hüzünlendiren kalemlere ilginiz varsa,
Tuhaf kurgunun o kendine has, biraz karanlık ama fazlasıyla sürükleyici atmosferini özlediyseniz,
“Geçici Manzara” sizin için 2026 kışının en iyi okuma tercihlerinden biri olacaktır. Bıçakcı, asit yağmurları ve beton yığınları arasından bize yeni, tuhaf ve şimdilik taze bir manzara sunuyor.
Keyifli ve bol keşifli okumalar dilerim!






