
Doksan yıl boyunca sanat üretmek; bir sanatçının kariyerinin orta noktasında bile bu, başlı başına olağanüstü. Lee Ufan 2026’da bu yaşa ulaşıyor ve sanat dünyası bunu sessizce geçiştirmiyor: aynı anda üç farklı şehirde, üç farklı kurumda retrospektif. New York’tan Venedik’e, Venedik’ten Porto’ya uzanan bu üçlü, Ufan’ın pratiğinin hem boyutunu hem de kalıcılığını gösteriyor.
Bir Fırça Darbesi, Bir Taş, Bir Sessizlik
Lee Ufan’ı ilk kez görenler için kısa bir bağlam: Koreli doğumlu, Japonya’da eğitim almış sanatçı, 1960’ların sonu ve 70’lerin başında Mono-ha hareketinin kurucu isimlerinden oldu. Mono-ha, Japon ve Kore Minimalizmini bir araya getirerek malzemenin ve boşluğun doğrudan ilişkisini araştırdı; işlenmemiş taşlar, demir levhalar, doğal malzemeler bir galeri mekânında karşı karşıya getirildi.
Ufan bu çizgide tutarlı kaldı, ama pratiği durağan değil. Resimlerinde az sayıda fırça darbesi; her biri tam yerinde, tam tartımında. Heykellerde büyük taşlar ve metal çubuklar birbirinin ağırlığını hisseden bir denge. Bunlar “az”ı öven eserler değil; “az”ın yeterince konuştuğu eserler.
Üç Şehir, Üç Kurum
Bu yılki üç büyük gösterim:
Neden Şimdi, Neden Bu Ölçekte?
Novemberdaki 90. doğum günü, kuşkusuz bir tetikleyici. Ama üç kurumun aynı anda bu ölçekte bir sanatçıya yer açması, salt yaşa bir selam değil: Ufan’ın son yıllarda yeniden değerlenen Mono-ha pratiğinin sanat tarihindeki yerine de bir onay.
Anadolu Yarımadası’ndan Avrupa’ya göç eden Minimaliz anlayışı, 1960’larda çoğunlukla Batılı Minimalizm’in gölgesinde kaldı. Mono-ha’nın bugün bu denli kurumsal ilgiyle karşılanması, o gölgenin kısmen dağıldığının göstergesi. Ufan, bu okuma için kilit referans olmaya devam ediyor.
Lee Ufan Hakkında Sık Sorulan Sorular
1936’da Kore’de doğan, Japonya’da eğitim almış sanatçı. 1960’ların sonu ve 70’lerin başında Mono-ha hareketinin (Japonya’da Minimal sanat pratiğinin önemli kolu) kurucu isimlerinden. Resim ve heykelde az malzemeyle derin ilişki kuran bir pratik izliyor. 2010’da Versay Sarayı’nda, 2015’te Naoshima Adası’nda kalıcı yerleştirme ve müzesiyle da uluslararası tanınırlık kazandı.
Venedik, SMAC San Marco Art Centre: Dia Art Foundation organizasyonuyla, 21 Kasım 2026’ya kadar. Dia Beacon, New York: odaklanmış sunum. Serralves Vakfı, Porto: Eylül 2026’dan itibaren.
1960’ların Japonya’sında ortaya çıkan, doğal ve endüstriyel malzemelerin (taş, demir, su, cam) işlenmemiş hâlde mekânla kurduğu ilişkiyi araştıran sanat hareketi. Lee Ufan, bu hareketin hem teorisyeni hem de en önemli uygulayıcılarından.
NO-26 Notu
Lee Ufan’ın pratiği, hızlanmayı ödüllendiren bir sanat anlayışına itiraz ediyor. Bir sergisinde saatler geçirilebilir; tek bir fırça darbesi başlı başına bir sorudur. Bu yıl üç şehirde üç fırsat var. Venedik’te zaten Bienal sezonu SMAC’ı programa eklemek mantıklı. Porto’ya ayrıca gitmeye değer.