
Deneyimli senarist Nathalie Najem’in ilk uzun metraj yönetmenlik denemesi olan “No Way Back” (Orijinal adıyla: “Aux jours qui viennent”), psikolojik gerilim ve dramı bir araya getirerek günümüzün en can alıcı konularından birini masaya yatırıyor. Manipülatif bir erkeğin ağına düşen iki kadının beklenmedik ittifakını anlatan film, bugün (23 Temmuz 2025) Fransa’da vizyona girdi ve şimdiden eleştirmenlerden övgüler topluyor.
Film, eski partneri Joachim’in (Bastien Bouillon) zehirli etkisinden kurtulmaya ve kızı Lou ile yeni bir hayat kurmaya çalışan Laura’yı (Zita Hanrot) merkezine alıyor. Laura’nın bu kırılgan huzuru, bir gün kapısında Joachim’in yeni sevgilisi Shirine’i (Alexia Chardard) çaresiz bir halde bulmasıyla bozulur.
Laura, Shirine’in de kendisiyle aynı psikolojik baskı, tehdit ve manipülasyon döngüsünün içinde olduğunu anında fark eder. Bu ortak kader, geçmişin kurbanı ve şimdinin kurbanı olan bu iki kadını, kendilerini hem fiziksel hem de psikolojik olarak esir alan bu adama karşı savaşmak için bir araya getirir.
“No Way Back” Neden Dikkat Çekiyor?
Film, basit bir intikam hikayesinden çok daha fazlasını sunuyor ve şimdiden konuşulmasını sağlayan birkaç önemli noktası var:
“No Way Back”, karakter odaklı, gerilimi yüksek ve duygusal olarak yoğun bir Avrupa sineması örneği. Fransa’da yeni vizyona giren filmin, önümüzdeki günlerde adından daha çok söz ettirmesi ve benzer hikayeler yaşayan insanlara bir ayna tutması bekleniyor. Film 29 Ağustos 2025 tarihinde MUBI kütüphanesindeki yerini alacak.






