
Gallery Weekend Berlin’in o meşhur, devasa ve şatafatlı enstalasyonlarıyla baş döndüren temposunda; bazen en sarsıcı etkiyi küçücük, neredeyse görünmez bir nesne yaratır. Galerie Buchholz’un Fasanenstraße’deki o ağırbaşlı kapısından içeri girip Japon asıllı sanatçı Yuji Agematsu’nun Almanya’daki bu ilk kişisel sergisiyle yüzleştiğinizde, sanatın o büyük ve iddialı söylemlerinin yerini bir anda sessiz, takıntılı ve neredeyse mikroskobik bir ritüelin aldığına şahit oluyorsunuz. Sergi, izleyiciyi metropolün devasa kaosundan koparıp usulca bir sigara paketinin jelatinindeki o daracık, şeffaf dünyaya hapsediyor.
Agematsu’nun “Zip” adını verdiği bu minyatür heykellerin arkasındaki üretim pratiği, delilikle kavramsal deha arasındaki o tehlikeli ve ince çizgide yürüyor. 1980’den beri New York’ta yaşayan sanatçı, 1996 yılından bu yana istisnasız her gün akıl almaz bir disiplinle aynı şeyi yapıyor: Şehrin sokaklarında yürüyor, yerdeki döküntüleri, çöpleri, tozları, kimsenin dönüp bakmadığı o şehir kalıntılarını topluyor ve onları bir sigara paketinin selefon ambalajı içine adeta bir Japon bahçıvan titizliğiyle yerleştiriyor. Galerie Buchholz’un pudra boyalı alüminyum raflarına kusursuz bir sırayla dizilmiş tam 366 adet jelatin duruyor karşımızda. Çünkü sergiye adını veren 01-01-2024 – 12-31-2024 aralığı, yani 2024, bir artık yıldı. Yılın her bir günü için tek bir yürüyüş ve her yürüyüş için şeffaf bir “zip”.
Sadece 5 santimetrelik bu şeffaf vitrinlere yakından baktığınızda, Agematsu’nun neden otuz yıldır her gün sokakları arşınlamaktan vazgeçmediğini yavaş yavaş anlıyorsunuz. O, ucuz bir çöpten sanat yapma hilesinin çok ötesinde bir şey yapıyor; zamanın bizzat kendisini, adımlarının ritmini ve metropolün o anlamsız, uçucu dokusunu arşivliyor. Geçmişte efsanevi caz davulcusu Milford Graves ve Taj Mahal Travellers üyesi Tokio Hasegawa gibi isimlerle çalışmış olmasının pratiğine kattığı o doğaçlama hissi ve ritim duygusu, sokaklardaki rastgele buluntuların selefon içindeki o mikro-koreografisinde fazlasıyla hissediliyor. Sanatçı, dünyanın o başlangıcı ve sonu olmayan, bulanık rüya hâlini o küçücük jelatinin içindeki netlikte dondurarak katlanılabilir kılıyor.
Açıkçası bu sergiyi özel kılan detaylardan biri de henüz bitmemiş olması. Agematsu’nun Galerie Buchholz’daki projesi iki perdeden oluşuyor. Haziran ayının sonlarında, sanatçının bizzat sergileyeceği bir performansla birlikte serginin “Marseille 1994” başlıklı ikinci bölümü açılacak ve bu kez zamanı çöpler üzerinden değil, 1994 yılında Marsilya sokaklarında çektiği 35mm fotoğrafların projeksiyonları üzerinden okuyacağız.
Şehrin döküntülerinden devşirilmiş bu 366 günlük sessiz, meditatif ve sarsıcı takvime yakından bakmak, zamanın ayaklarımızın altından nasıl akıp gittiğini hissetmek için Fasanenstraße’ye mutlaka uğrayın. Güncel sanatın o devasa ve gürültülü prodüksiyonlarının arasında, minicik bir sigara jelatininin omuzlarına yüklenen ağırlığı görmek kesinlikle ufuk açıcı bir deneyim.
Yuji Agematsu’nun “Zip: 01-01-2024 – 12-31-2024” başlıklı sergisi, 20 Haziran 2026 tarihine kadar Galerie Buchholz Berlin’de ziyaret edilebilir.






