
No-26 Apartmanı’nın koridorlarında bu hafta, dünyanın dört bir yanından süzülüp gelen ışık sızmaları var. Taksim’in o hiç dinmeyen uğultusunun tam ortasında, zamanı sadece bir deklanşör hızıyla durduran bir pencere açıldı. İstanbul katının pencerelerini bugün, fotoğrafın evrensel diline ve uzak coğrafyaların ortak hikâyelerine doğru aralıyoruz.
İstanbul’un kalbi Taksim, her gün binlerce hikâyeye ev sahipliği yapsa da, bazen bu hikâyeleri görmek için biraz yavaşlamak ve doğru açıdan bakmak gerekir. No-26 Apartmanı sakinleri olarak bu hafta rotamızı, fotoğraf sanatının sınırları aşan gücüne çeviriyoruz. İBB Kültür AŞ bünyesindeki Taksim Sanat, dünyanın farklı coğrafyalarından gelen büyüleyici kareleri “15. Arbella Uluslararası Fotoğraf Yarışması” sergisinde bir araya getiriyor. Mutfaktaki bir dumanın sıcaklığından şelalelerin görkemine kadar, hayatın en saf anlarını donduran bu sergi, şehrin kaosu içinde bir vaha gibi duruyor. Üstelik bu görsel şölene dahil olmak için 12 Şubat’a kadar vaktiniz var.
Bu katın vizörü, yerelden evrensele uzanan geniş bir perspektif sunuyor. Sergide yer alan çalışmalar, fotoğrafın sadece bir teknik değil, aynı zamanda duyguları birbirine bağlayan bir köprü olduğunu kanıtlar nitelikte. Farklı kültürlerin bakış açılarını aynı çatı altında toplayan seçki, güçlü bir görsel anlatı vadediyor.
Sergi, yaşamın farklı katmanlarına dokunan üç ana başlık etrafında şekilleniyor:
Doğa ve İnsan: İnsanın çevreyle olan kadim ilişkisini ve doğanın estetiğini odağına alıyor.
Mutfaktan Kareler: Geleneksel tatlardan pişirme ritüellerine, mutfağın antropolojik derinliğini yansıtıyor.
Serbest: Sanatçıların yaratıcılıklarını sınırsızca sergilediği, tematik kısıtlamalardan bağımsız kareler sunuyor.
Sergi, sadece nicelikle değil, nitelikle de ön plana çıkıyor. Dünya genelinden gönderilen ve titiz bir değerlendirme sürecinden geçen 84 eser, uluslararası standartlarda bir kaliteye sahip.
Editörün Notu: Kazan dairesinde (sinema katı) hareketli görüntülerin peşinde koşarken, bazen tek bir karenin bin kelimeye bedel olduğunu unutabiliyoruz. Taksim Sanat’ın bu ücretsiz sergisi, zihninizi Berlin’in sergi salonlarındaki o sofistike havaya sokacak kadar etkileyici. 12 Şubat’tan önce bu katın havasını mutlaka soluyun.






