
Tekstil, yalnızca kumaş ipliklerinin bir araya gelmesiyle oluşan bir gereç midir, yoksa medeniyetlerin, hafızanın ve teknolojinin kesiştiği canlı bir düşünme biçimi mi? Londra merkezli Gazelli Art House, tekstil geleneklerini günümüzün çağdaş ve dijital kulvarlarına taşıyan karma sergisi “Interweave” ile tam da bu sorunun peşine düşüyor.
Batikten goblen dokumaya, Jacquard tekniklerinden halı işlemeye, dijital görüntü üretiminden yapay zekâya uzanan geniş bir yelpazeyi kapsayan sergi; dokumayı tek bir malzeme olmanın ötesinde bağlantı, birikim ve dönüşüm üzerinden inşa edilen bir zihin yapısı olarak ele alıyor. Adını dokumanın en temel eyleminden—farklı ipliklerin çaprazlamasına birleşerek parçalarının toplamından daha büyük bir bütün oluşturmasından—alan Interweave, bu fikri kültürel tarihler, kişisel anlatılar, mitolojiler ve ekolojik ağlarla genişletiyor.
Sergide yer alan çalışmalar; el emeği süreçler ile makine destekli üretimi, geleneksel zanaat teknikleri ile hesaplamalı sistemleri ve antik bilgiyi yükselen teknolojilerle aynı masaya oturtuyor. Bültende öne çıkan beş uluslararası sanatçı ve sanat grubu, tekstili yaşayan ve sürekli evrilen bir dil olarak yeniden tanımlıyor:
Bea Bonafini: Mitoloji, ruhaniyet ve ekolojik düşünceden beslenen sanatçı; halı kesim, mantar pano boyama, goblen dokuma ve seramik gibi farklı gereçleri bir araya getirerek insan, hayvan ve düşsel dünyalar arasında biçim değiştiren formu yüksek sentetik archetypelar yaratıyor.
Adam de Boer: Cava bölgesinin geleneksel batik tekniklerini Batı resim geleneğiyle harmanlayan de Boer, kişisel aidiyet ve kültürel miras sorularını inceliyor. Eserlerinde Los Angeles ve Endonezya’nın görsel kent manzaralarını katmanlı bir tarih süzgecinden geçiriyor.
LoVid: Yirmi yılı aşkın süredir analog ve dijital materyalite üzerine denemeler yapan NY merkezli disiplinlerarası sanatçı ikilisi, elektronik sinyalleri ve ağ üzerindeki görsel gürültüyü katmanlı yüzeylere dönüştürüyor. Böylece sanal ile fiziksel, el yapımı ile hesaplamalı olan arasındaki sınırları belirsizleştiriyor.
Joan Truckenbrod: 1970’lerin başından bu yana dijital sanatın öncü isimlerinden biri olan ve bilgisayar programlamasını dijital tekstille ilk buluşturan sanatçılardan biri sayılan Truckenbrod; doğadaki mantar ağları (fungal networks) ve ses kalıpları gibi gizli sistemleri Jacquard dokuma, elle boyanmış lifler ve metalik ipliklerle görünür kılıyor.
aurèce vettier (Paul Mouginot): 2019 yılında yapay zekâ algoritmasıyla oluşturulan bu mahlas altında üretilen çalışmalar, kişisel arşivlerle eğitilmiş özel AI modellerinden besleniyor. Algoritmik olarak üretilen hayalleri ve anıları dokunsal tekstil formlarına dönüştürerek yapay zekâ ile geleneksel zanaatın sınırlarını genişletiyor.
Interweave, sanat ile zanaat, analog ile dijital ve gelenek ile inovasyon arasındaki yapay ayrımlara meydan okuyor. Tekstili nesiller boyu hikâyeler taşıyan ama aynı zamanda yeni teknolojilere ve bakış açılarına adapte olabilen esnek bir anlatı aracı olarak konumlandıran sergi, izleyiciye katmanlar arasında derin bir keşif vaat ediyor.
17 Temmuz–19 Eylül 2026