
İstanbul’un kalbi Tepebaşı’nda, Galerist’in o kendine has atmosferinde, sanat tarihimizin en özgün isimlerinden biri olan İpek Duben, kariyerinin başlangıcına, yani o en saf ve keşif dolu yıllara geri dönüyor. 22 Kasım 2025 – 3 Ocak 2026 tarihleri arasında izlenebilecek olan “’70-” sergisi, sanatçının bugünkü çok katmanlı pratiğinin temellerini atan erken dönem çizimlerine odaklanıyor.
İpek Duben’in hikayesi aslında bir vazgeçişle başlıyor. 1970’lerin başında, Siyaset Bilimi doktorasını yarıda bırakıp sanata yönelmesi, sadece bir alan değişikliği değil, düşünce biçiminde de devrimsel bir dönüşüm. New York Studio School’da (1972-1976) aldığı eğitim, onun için bir dönüm noktası oluyor.
Sergideki çizimler, işte bu yoğun dönemin ürünleri. Duben, çizimi bir temsil aracı olarak değil; bedensel bir düşünme ve hissetme biçimi olarak ele alıyor. Figüratif denemelerle soyut jestlerin birbirine karıştığı bu kağıtlar, bir nevi sanatçının zihin haritası.
Farah Aksoy ve Amira Arzık küratörlüğünde hazırlanan sergi, Duben’in resimlerine değil, yaratıcı sürecin farklı aşamalarına ışık tutuyor. Sanatçı kendini “mekânla çalışan bir sanatçı” olarak tanımlarken, bu çizimler çizgi ile renk, figür ile yüzey arasındaki o hassas geçişleri keşfediyor.
Bu erken dönem işler, sadece geçmişe bir bakış değil; Duben’in 1990’lardaki o meşhur katmanlı resimlerine ve 2010’lardaki bedensel gerilim taşıyan tuval işlerine giden yolu açan sessiz ama güçlü adımlar.
İstanbul’da kışın ilk günlerinde, sanatın en yalın haline, düşüncenin el ile buluştuğu o “keşif anına” tanıklık etmek isterseniz, Galerist’in kapısını çalın.
Sanatçı: İpek Duben
Eser Adı: ’70-
Mekan: Galerist (Passage Petits-Champs), Tepebaşı, İstanbul
Tarih: 3 Ocak 2026 tarihine kadar
Küratörler: Farah Aksoy ve Amira Arzık
Tema: Erken Dönem Çizimler, Soyut-Figüratif Geçişler, Mekânsal Duyarlılık.






