Avrupa’da Sanat Dolu Bir Yaz – Kiliselerden Tenis Kortlarına, Tüfekle Vurulan Romanlardan Şekerli İntikamlara 6 Sıra Dışı Rota

TowerBerlinSokak1 hafta önce229 Tıklanmalar

Yaz seyahati rotasını sadece deniz, kum ve güneş üçgeninde tutmayıp zihnini tazeleyecek çağdaş sanat keşifleriyle doldurmak isteyenler için No-26 editörlerinin seçtiği, Avrupa’nın farklı köşelerindeki en kışkırtıcı, en katmanlı ve ezber bozan 6 yaz sergisini radara alıyoruz. Terk edilen eski kiliselerden Norveç’in fiyortlarındaki kişisel başarısızlık arşivlerine kadar uzanan bu rotalar, yaz mevsimine bambaşka bir entelektüel derinlik katmaya kararlı.

İşte Avrupa seyahat ajandanıza eklemeniz gereken o taze ve sarsıcı sergiler:

 

Gotik Bir Kilisede Tenis Maçı: Asad Raza (Kunsthal Gent, Belçika)

Tarih: 29 Mayıs – 30 Ağustos 2026

Eski bir Karmelit manastırı ve kilisesinden dönüştürülen Kunsthal Gent’e adım attığınızda, kendinizi üç farklı sosyal gerçekliğin iç içe geçtiği sıra dışı bir boyutta buluyorsunuz: Tarihi kilise mimarisi, güncel sanat merkezi ve aktif bir tenis kortu. Sanatçı Asad Raza’nın “Untitled (plot for dialogue)” adlı yerleştirmesi; Gotik kilisenin vitray pencereleri, çıplak tuğla duvarları ve saksı bitkileri arasında iddialı bir turuncuyla kaplanmış aktif bir tenis kortu sunuyor. Ziyaretçilerin bir eğitmen eşliğinde kortta tenis oynamaya davet edildiği bu işte, asma kattan yankılanan tenis topunun o ritmik, metronom benzeri sekme sesi, adeta hipnotik bir sarkaç gibi sizi mekanın felsefesine doğru çekiyor.

 

2. Kırılgan Bedenler ve Malzemenin Sınırları: Yein Lee (Cukrarna Gallery, Slovenya)

Tarih: 21 Mayıs – 30 Ağustos 2026

Ljubljana’daki Cukrarna Gallery’de gerçekleşen “Accomplice”, Güney Koreli sanatçı Yein Lee’nin ilk büyük kurumsal kişisel sergisi olarak kapılarını açtı. Küratörlüğünü Ema Ograjenšek’in üstlendiği sergideki heykeller; havada asılı duran, bir yerlere yaslanan, çömelen ya da dallara benzeyen uzantılarıyla yere kök salan formlarıyla tam bir dengesizlik ve kırılganlık performansı sunuyor. Lee; heykeli durağan, bitmiş ve dondurulmuş bir form olarak değil, aksine bedenlerle malzemeler arasındaki o hassas, kırılgan ve eksik ilişkilerin görünür kılındığı yaşayan birer gerilim alanı olarak kurguluyor.

 

3. Kimlik Etiketlerinden Arınmış “Tatlı Bir İntikam”: Felix González-Torres (Museo Reina Sofía, İspanya)

Tarih: 27 Mayıs – 12 Ekim 2026

Efsanevi sanatçı Felix González-Torres’in 50’den fazla eserini bir araya getiren “Dulce Venganza” sergisi, Madrid’de izleyicilerle buluşuyor. Sanatçının Washington’daki önceki sergisi, onun eşcinsel kimliğini örtbas ettiği gerekçesiyle eleştirilmişti. Küratörler Nancy Spector ve Alejandro Cesarco, sanatçının işlerinin kimliksel etiketler olmadan okunmasını istediğini belirtse de, ölümünden otuz yıl sonra bugün bile onun mavi jelatinli şeker tepelerini ya da kağıt yığınlarını, 1980’ler ve 90’lar Amerika’sındaki o baskıcı politik iklimden koparmak imkansız. Çünkü o günkü karanlık hava, bugünün dünyasıyla ürkütücü derecede benzeşiyor.

 

4. Başarısızlıkları Kucaklamak: Vibeke Tandberg (Kode, Bergen, Norveç)

Tarih: 23 Mayıs – 13 Eylül 2026

Norveçli sanatçı Vibeke Tandberg, yazdığı ilk iki romanı eleştirmenler tarafından yerle bir edilince ne yaptı dersiniz? Kalan tüm kopyaları satın alıp üzerlerine bir av tüfeğiyle ateş etti! İşte o kurşunlanmış kitaplardan geriye kalanlar, Bergen’deki Kode müzesinin girişindeki bir vitrinde ziyaretçileri karşılıyor. “De lever” adlı sergide, sanatçının 30 yıllık kariyeri boyunca aldığı ret mektupları ve başarısızlık belgeleri de gururla sergileniyor. Rotterdam’daki bir fotoğraf enstitüsü küratöründen gelen ve “Kötü haber… Projeniz derinlikten yoksun bulundu” diye başlayan o dürüst faks mesajı da buna dahil. Sanat dünyasının o yapay kusursuzluk illüzyonuna atılmış harika, esprili ve cesur bir tokat.

 

5. Keten Üzerine Görsel Bir Gazel: Suleman Aqeel Khilji (White Cube, Paris)

Tarih: 11 Haziran – 25 Temmuz 2026

Temmuz sonuna yaklaşırken veda turlarını başlatan ve Paris’te deneyimlemek için son günlerine giren bu sergide, Suleman Aqeel Khilji White Cube Paris’in duvarlarında adeta görsel bir gazel inşa ediyor. Arapçadan Farsçaya, Urduca ve Hintçeye geçen klasik şiir formu gazelden esinlenen sanatçı, resimlerinde olay örgüsü yerine semboller arasındaki serbest çağrışımları kullanıyor. Keten üzerine yağlıboya ve pigmentlerle yapılan çalışmalarda; beyaz kriket kıyafetleri içindeki upuzun figürler, kıvrılan alevler ve başıboş köpekler; kaybın, özlemin ve geriye kalan izlerin birer simgesine dönüşüyor. Serginin Urduca başlığı olan “Transmission | نشریات” , uzaktan gönderilen mesajların ve imgelerin zamansız frekansını fısıldıyor.

 

6. Boş Kiliseleri Sanatla Hack’lemek: “Manifesta 16” (Ruhr Bölgesi, Almanya)

Tarih: 21 Haziran – 4 Ekim 2026

Almanya’nın endüstriyel kalbi Ruhr bölgesinde, göçmen işçilerin kentsel yeniden yapılanma sürecindeki emekleriyle şekillenen modernist Katolik kiliseleri bugün cemaatsiz kalıp boşalıyor. Önümüzdeki on yılda Almanya genelinde yaklaşık 20.000 kilisenin ibadete kapatılması bekleniyor. Göçebe Avrupa bienali Manifesta 16, bu yıl “This is not a church” başlığı altında Duisburg, Essen, Gelsenkirchen ve Bochum’daki 12 eski kilise binasını mesken tutuyor. Küratörler eski kilise sıralarını veya org borularını yenilemek yerine, binaların özgün mimarisiyle kusursuz bir uyum yakalayan işleri buralara yerleştirmiş. Örneğin Elizabeth Price’ın Essen’deki Kulturkirche Liebfrauen’da sergilenen “HERE WE ARE” (2025) video çalışması, kilisenin modernist yapısını ve göçmen işçi hafızasını tam yerinde deşiyor. Hiçbir steril galeri ortamının veremeyeceği kadar güçlü ve mekana duyarlı bir deneyim.

 

NO-26 Tavsiyeleri

  • Konsept Meraklılarına: Belçika Ghent’teki kilisede tenis oynama fikri, kutsal alan ile seküler oyun arasındaki tezatı deneyimlemek için benzersiz bir fırsat sunuyor. Yolunuz düşerse mutlaka bir raket kapın!

  • Hafıza Aktivistlerine: Madrid’de Felix González-Torres’in şekerlerini yerken, eserin bugünün politik dünyasıyla kurduğu o can acıtıcı paralellikleri düşünün.

  • Cesaret Arayanlara: Norveç Bergen’de Vibeke Tandberg’in kurşunlanmış kitaplarına bakıp, reddedilmenin ve başarısızlığın da sanatın ve hayatın ne kadar samimi ve dönüştürücü bir parçası olduğunu kendinize hatırlatın.

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3