
NASA’nın Artemis II görevi ile insanlık 1972’den bu yana ilk kez Dünya yörüngesinin ötesine geçip Ay’a dönmeye hazırlanırken -üstelik bu tarihi uçuşta ilk kez bir kadın, Christina Koch ve ilk kez siyahi bir astronot, Victor Glover yer alırken-, gözlerimizi gökyüzüne çevirmiş durumdayız. Ancak Londra sokaklarında yürüyorsanız, Ay’ı görmek için her zaman yukarı bakmanıza gerek yok!
İngiltere başkentinin Ay ile ne kadar derin, ilginç ve bazen de oldukça eğlenceli bağları olduğunu unutmayalım. Gelin, Londra’nın bu ay ışığıyla yıkanmış sırlarına birlikte göz atalım.
Ay taşı, gezegenimizdeki en nadide materyallerden biridir. Apollo görevleriyle getirilen sadece 381 kg’lık bu hazinenin bir kısmı Londra’da bulunuyor.
Science Museum ve Natural History Museum: Bu müzelerde gerçek Ay parçalarını görmek mümkün. Hatta Natural History Museum’da, Apollo 17 ile Ay’a gidip gelmiş bir Birleşik Krallık bayrağı da sergileniyor.
Apollo 10 Komuta Modülü: Science Museum, Neil Armstrong ve Buzz Aldrin’in tarihi yürüyüşünden hemen önce “kostümlü prova” olarak kullanılan orijinal Apollo 10 kapsülüne ev sahipliği yapıyor. Yanında Armstrong’un acil durum radyosunu görmek bile tüyleri diken diken etmeye yetiyor.
The British Interplanetary Society (BIS): Vauxhall’da bulunan bu köklü dernek, NASA daha ortada bile yokken, 1930’larda Ay’a iniş için modül tasarımları çiziyordu. İşin ilginç yanı, bu çizimlerin 30 yıl sonra Apollo görevlerinde kullanılan lander’lara (iniş araçlarına) çok benzemesidir.
Kennington Road Ağaçları: Bu caddede yürürken çınar ağaçlarının gövdelerine dikkatlice bakarsanız, üzerlerinde Apollo astronotlarının isimlerinin yazılı olduğu eski etiketler görürsünüz. Bu ince düşünülmüş saygı duruşunun arkasında büyük ihtimalle hemen yakındaki BIS üyeleri var.
Ay’daki Londralılar: Ay’a hiç gitmemiş olsalar da, Ay haritasında en az 70 Londralının (Geoffrey Chaucer ve Charles Babbage gibi) ismini taşıyan krater bulunuyor.
Londra’nın sokak isimleri ve pub kültürü de bu göksel komşumuzdan nasibini almıştır.
George Orwell ve The Moon Under Water: Ünlü yazar Orwell’in idealize ettiği pub konsepti olan “The Moon Under Water”, bugün Wetherspoons zincirinin birçok şubesine ismini vermiştir.
Herne Hill’deki The Half Moon: Bu ikonik pub ve otelin en tatlı detayı, butik odalarının her birinin Ay’da yürümüş 12 astronottan birinin adını taşımasıdır.
Keith Moon İronisi: The Who’nun efsanevi bateristi Keith Moon’un Ay ile doğrudan bir ilgisi olmasa da, ironik bir Londra tesadüfüne sahiptir. Moon, 32 yaşında hayatını kaybettiği Mayfair’deki dairesinden sadece metrelerce ötede Half Moon Street bulunmaktadır.






