Netflix’in siyasi gerilimi “The Diplomat”, ticari başarı ile eleştirel beğeniyi nadir bulunan bir şekilde birleştiren bir zafer kazandı. Keri Russell’ın canlandırdığı Kate Wyler, zeki ama diplomatik dünyanın karmaşık, gösterişli ve dedikodu dolu koridorlarına hazırlıksız bir büyükelçidir. Dizi, politik gerilimin hızını, seksi dramanın entrikasıyla birleştirerek, zeki karakterlerin nefes kesen hızda yürüdüğü ve konuştuğu o tanıdık ama taze TV dünyasını yaratıyor.
Eğer siz de diplomasi, evlilik ve ahlaki gri alanların bu yüksek oktanlı karışımına bağımlı olduysanız, işte size “The Diplomat” gibi izlenmesi gereken 12 dizi:
12. 24
Bu seri, **”The Diplomat”**ın hızlı temposunun 20 yıl önceki atasıdır. Her sezonun 24 saatlik bir zaman diliminde geçtiği bu dizide, Kiefer Sutherland (Jack Bauer) terörist saldırıları önlemek için zamana karşı yarışır. “24”, yüksek gerilimli formatıyla, izleyiciden sürekli odaklanma talep eder.
11. Borgen
Amerikan siyasetinin ötesine bakmak isteyenler için “Borgen” ideal bir seçimdir. Danimarka draması, sıradan bir politikacıyken aniden Başbakan olan Birgitte Nyborg Christensen’in hikayesini anlatır. Dizi, yavaş temposuna rağmen siyasetin kişisel hayatı nasıl etkilediğini göstererek, ahlaki gri alanları ve inandırıcı gerçekliğiyle “The Diplomat”tan daha topraklanmış bir drama sunar.
10. The Good Wife
Politik entrikanın işyeri gerilimiyle karıştığı bu dizide Julianna Margulies, kocası yolsuzluk skandalıyla hapse girdikten sonra avukatlığa geri dönen Alicia Florrick’i canlandırır. Tıpkı Kate Wyler gibi, Alicia da beklemediği bir anda kamusal hayatın merkezine itilir ve West End’den Cook County’ye uzanan zorlu politik manzarada ayakta kalmaya çalışır.
9. Homeland
**”The Diplomat”**ın yaratıcısı Debora Cahn’ın da yazar ekibinde yer aldığı bu seri, Carrie Mathison (Claire Danes) adlı CIA ajanının, tutsak bir askerin terörist komplonun parçası olduğundan şüphelenmesiyle başlayan gerilimi anlatır. “Homeland”, gerilim ve beklenmedik dönüşlerle doludur; Mathison’ın sadakati ve akıl sağlığı sürekli sınanır.
8. Designated Survivor
Kiefer Sutherland’ın bir kez daha politik bir gerilimle döndüğü bu dizide, düşük rütbeli bir bakan, State of the Union saldırısında Başkan ve tüm halefleri öldürülünce aniden ABD Başkanı olur. Tıpkı Kate Wyler gibi, bu makama hazırlıksız yakalanan Thomas Kirkman, ulusu kaosun eşiğinden kurtarmak zorundadır.
7. The Night Manager
John le Carré’nin romanından uyarlanan bu şık İngiliz gerilimi, bir otel gece müdürünün (Tom Hiddleston), silah kaçakçısı Richard Roper’ı (Hugh Laurie) çökertmek için İngiliz dışişleri görevlisiyle işbirliği yapmasını anlatır. Hugh Laurie’nin “dünyanın en kötü adamı” rolündeki performansı ve dizinin seksi, gösterişli atmosferi, onu İngiliz suç dramalarının zirvesine taşır.
6. Bodyguard
BBC’nin bu altı bölümlük gerilimi, izleyiciyi ilk dakikadan itibaren aksiyonun içine çeker. PTSD’den muzdarip bir polis çavuşu olan David Budd (Richard Madden), politikalarına şiddetle karşı çıktığı İçişleri Bakanı’nın (Keeley Hawes) korumalığını üstlenir. İkili arasındaki gerilim, cinsel gerilim ve patlayıcı olaylarla birleşerek diziyi bağımlılık yapıcı kılar.
5. The Night Agent
Netflix’in bir diğer hit casus gerilimi olan “The Night Agent”, Beyaz Saray bodrumunda gizemli bir telefon hattını denetleyen bir FBI ajanını (Gabriel Basso) takip eder. Telefon çaldığında, ajan kendini hükümetin üst düzey üyelerini içeren tehlikeli bir komplonun ortasında bulur. Dizi, tanıdık casusluk öğelerini, izleyicinin desteklediği sevimli karakterlerle birleştirerek eğlenceli ve gerilim dolu bir macera sunar.
4. Madam Secretary
Téa Leoni’nin canlandırdığı Elizabeth McCord, selefinin gizemli ölümü üzerine Dışişleri Bakanı olur. Tıpkı Kate Wyler gibi, zeki ve yetenekli McCord da bu yüksek profilli pozisyonun getirdiği zorluklarla mücadele eder. Dizi, türünün kalıplarını zorlamasa da, Leoni’nin güçlü varlığı ve Washington’da Hillary Clinton gibi gerçek isimlerin cameo yapmasıyla (konuk oyuncu) politik dramayı inandırıcı bir şekilde işler.
3. Scandal
Shonda Rhimes’ın yarattığı bu dizi, seksi politik gerilimler için çıtayı yükseltti. Eski Beyaz Saray danışmanı Olivia Pope (Kerry Washington), açtığı kriz yönetim firmasında hem kişisel hem de politik karmaşaları temizler. Dizinin sabun köpüğü gibi görünen, büyük dönüşlerle dolu olay örgüsü, zekice yazılmış senaryolar ve güçlü oyunculuk sayesinde her an eğlencelidir.
2. The Americans
Keri Russell’ın yer aldığı bir diğer seri olan “The Americans”, evliliği ve siyaseti bir araya getiren en büyük dizilerden biri olarak anılır. KGB tarafından bir Amerikalı aile gibi davranmaları için gönderilen iki casusun (Russell ve Matthew Rhys) evliliğinin, iş kontratından nasıl gerçek bir aşka dönüştüğünü anlatır. Film, “Politik olan kişiseldir” felsefesini kusursuz bir şekilde yansıtır.
1. The West Wing
**”The Diplomat”**ın yaratıcısı Debora Cahn’ın kariyerine başladığı bu dizi, saf bir idealizmle politikayı işler. Başkan Jed Barlet (Martin Sheen) ve ekibinin Beyaz Saray’da her gün ülkenin iyiliği için mücadele etmesini konu alır. Hızlı tempolu, yürü-ve-konuş (walk-and-talks) sahneleriyle “The Diplomat” ile benzer bir enerjiye sahiptir, ancak günümüzün sinizminin aksine, insanların en iyisini yapmaya çalıştığı bir dünyayı tasvir etmesiyle hala izleyicinin kalbini kazanır.












