
Uzay, her zaman bir bilinmezlik ve keşif alanı olmuştur. Ancak ya o bilinmezlik, en mahrem alanımıza, yani zihnimize sızarsa? Yönetmen Jess Varley’nin yönetmenliğini ve senaristliğini üstlendiği bilim kurgu psikolojik gerilimi “The Astronaut”, tam da bu sorunun peşine düşüyor. Film, Kaptan Sam Walker’ın (Kate Mara) uzaydaki ilk görevinden Dünya’ya döndükten sonra, karantina ve gözlem altına alınmasını konu alıyor. Kaptan Walker, izole edilmiş evinde açıklanamayan olaylar yaşamaya başlayınca, kendisiyle birlikte uzaydan canlı ve uzaylı bir şeyin geri döndüğüne ikna olur.
Varley, bu filmi cerebral gerilim ile uzaylı dehşetini birleştirerek, travma, dönüşüm ve terör arasındaki ince çizgiyi araştırıyor. Film, “Arrival,” “Under the Skin,” ve “Annihilation” gibi, kozmik gizemi insan kırılganlığıyla harmanlayan, iç gözlemsel bilim kurgu mirasına bir katkı sunuyor.
Filmin gücü, sadece konusundan değil, aynı zamanda oyuncu kadrosunun ve yönetmenin atmosfer yaratma ustalığından geliyor.
Eleştirmen Görüşleri: Film, eleştirmenler arasında bölünmüş olsa da, genellikle “hüzünlü bir psikolojik bilim kurgu” olarak nitelendiriliyor. The Hollywood Reporter gibi yayınlar, filmi Solaris gibi klasiklere ulaştırma çabasıyla övse de, yer yer temposunu eleştiriyor. Ancak Mara’nın performansı ve filmin ürkütücü tonu, izleyicinin sabrını ödüllendiriyor.
Film Bilgileri:






