Ölü Köpekler Isırmaz Filmi Oyuncularından Abdullah Koç ile Röportaj

Osman PalabiyikBalkon12 dakika önce5 Tıklanmalar

“Her yönden kirli bir dünya”

Nuri Cihan Özdoğan’ın yazıp yönettiği, dünya prömiyerini 55. Uluslararası Rotterdam Film Festivali’nde yapan Ölü Köpekler Isırmaz, Adana Altın Koza Film Festivali’nde de izleyicilerle buluştu. Filmin oyuncularından Abdullah Koç ile canlandırdığı Nevzat karakterini ve film sürecini konuştuk…

 

-Ölü Köpekler Isırmaz oldukça sert bir dünyanın içine giriyor. Sizin canlandırdığınız karakterle ilk karşılaştığınızda, onda sizi en çok yakalayan ya da “bu karakteri oynamalıyım” dedirten taraf neydi?

 

Nuri Cihan Özdoğan Hocam, proje ile ilgili ilk görüşmemizde “Karakteri yazmaya başladığımda direkt sen gözümün önünde canlandın” demişti. O an hem onore oldum hem de karakter daha da ilgi çekici bir hale büründü benim için.  Her yönden kirli bir dünya, o dünyanın içinde legal / illegal birbirine girift iktidar mücadelesi veren başka dünyalar, o dünyaların içinde ise dikkatlere sunulan umudu olmayan bir genç nesil teması… Nevzat Başkanın gözünden; kirli bir dünya içinde para ve iktidar kazanma kavgası yaşanırken, koskoca bir toplumun geleceğinin kaybedilebileceği halini, gençlerin olduğu sahnede seyirciye taşımış olduk bir yönüyle. Tabi bu sahnede öz oğlumun olması (Fatih KOÇ) benim için ayrıca o duyguya girme adına özel bir andı. Evet işte bu karakteri oynamalıyım dedirten şey ağırlıklı bu idi. 

 

-Filmde iki yakın arkadaşın suç dünyasının içine girdikçe değişmesine ve aralarındaki ilişkinin giderek dönüşmesine tanıklık ediyoruz. Sizce karakteriniz bu hikâyenin başında nasıl bir insandı, hikâyenin sonunda nasıl birine dönüştü?

 

Nevzat başkan; illegal dinamik ile hayatiyetini sürdüren iki taraftan birinin desteklediği doğası itibariyle legal çerçevede duran sendika başkan adayı. Ancak saha pratiği böyle değil maalesef… Ailesi ile yaşadığı can sıkıcı durumdan sonra, kendi küçük iktidarı için temas ettiği o hayata ait rüzgarların bir gün dolaylı da olsa kendi dalına değebileceğini gören bir profil izliyoruz sonradan. 

 

Filmde hırs, para, güç ve daha iyi bir hayat kurma isteği karakterlerin seçimlerini belirliyor. Karakterinizin yaptığı şeyleri oynarken, onun haklı olduğunu düşündüğünüz ya da kendinizi ona yakın hissettiğiniz anlar oldu mu?

 

İnsan “İnandığını yaşamaz ise yaşadığına inanmaya başlar” diye çok sevdiğim genel geçer bir söz var. Nevzat’ta diğerleri de aslında bir yönüyle haklı, herkes haklı… Çünkü insan, yaşadığı şey her ne ise, hayatta kalma ve bunun sürdürülebilir olma halini, bulunduğu zemin ile özdeşleşerek kendi doğrularını üretiyor ve o hali kati kabul ediyor. Ta ki bir rüzgar esene kadar… Aldanışta burada başlamıyor mu?

 

-Suç dünyasını anlatan filmlerde karakterlerin karanlık tarafını göstermek kadar, onları yalnızca “iyi” ve “kötü” olarak ayırmamak da önemli. Siz karakterinizin seyirci tarafından anlaşılmasını mı, sorgulanmasını mı daha çok istiyorsunuz?

 

Anlaşılma hali; her insanda farklı perspektif ve idrakte değişkenlik gösterebiliyor. Karakterin ya da topyekûn tüm karakterlerin anlaşılmasından ziyade sorgulanması bence önemli. Söylenmek yerine sorgulamayı alışkanlık haline getirmiş toplum hali de anlayacaktır diye düşünüyorum. Nitekim bu sosyoloji hiçte yabancı değil, değil mi?

 

-Film tamamen Adana’da çekildi. Adana’nın sokakları, dili, insanları ve atmosferi oyunculuk performansınıza nasıl yansıdı? Karakteri başka bir şehirde oynasaydınız aynı kişi olur muydu?

 

Benim nerdeyse satır satır bildiğim bir coğrafya olması sebebiyle o atmosferi yansıtmak zor olmadı. Başka bir şehirde olsa aynı kişi olur muydum? Bence evet…

 

-Filmde çevreye bırakılan atıklar yalnızca bir suçun parçası değil, hikâyedeki insanların da giderek içine düştüğü bir çürümenin sembolü gibi. Siz oyuncu olarak bu “çürüme” hissini karakterinizde nasıl kurdunuz?

 

Evet Nevzat başkanda, bir yönüyle, sırtını dayadığı kirli duvarlar ile iktidarını kurmaya çalışmıyor mu? Burada evet çöp bir bölgesel gerçek ancak çöpün yerine hayata dair başka unsurları da koyabiliriz değil mi? Sessizce sorguladığımızda görebiliriz aslında… Cihan Hocam bunları çok estetik bir şekilde giydirmiş projeye. Nevzat karakterinde içinde bu çürüme halini “Çöp değil atık diyoruz” vurgusunda gözlemleyebiliriz. Ne için bu aldanış? 

 

Bir oyuncu için karanlık ve gerilimli bir hikâyenin içinde uzun süre kalmak, karakterin duygusunu günlük hayata taşımak anlamında da farklı bir deneyim yaratabiliyor. Bu filmde sizi oyunculuk açısından en çok zorlayan sahne ya da duygu ne oldu?

 

Benim canlandırdığım karakter ile ilgili zorlandığım bir sahne olmadı hali hazırda gerçek hayatta gözlemlediğim atmosferlerdi. Diğer karakterlerde ancak empati yapmaya çalıştım. İki ana karakterin dostluk halinin değişim süreci mesela…

 

Rotterdam’dan Altın Koza’ya uzanan festival yolculuğunda filmin farklı seyircilerle buluştuğunu görüyorsunuz. Peki sizce Ölü Köpekler Isırmaz seyircinin salondan çıktıktan sonra yanında götürmesini istediğiniz asıl duygu ya da soru ne?

 

Tek cümle belirdi ekranımda “Başkalarının iç içe tüm dünyalarımıza bıraktığı çöpleri içinde umut aramak aldanışlardan aldanış beğenmek olacaktır.” Seyirci bunu serlevha yapsın isterim hayatının her köşesinde….

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3