
Bir an için gözlerinizi kapatın ve Çanakkale Boğazı’nın serin, lacivert sularına doğru süzüldüğünüzü hayal edin. Sadece birkaç metre aşağınızda, dünya tarihinin en büyük dönüm noktalarından birine, 1915 Çanakkale Savaşları’na tanıklık etmiş devasa bir hayalet yatıyor. 111 yıldır sessizce denizin dibinde bekleyen bu devler, artık sadece tarihin değil, büyüleyici bir ekosistemin de kalbi.
Peki, küresel ısınma ve iklim değişikliği bu eşsiz su altı müzelerini tehdit ederken biz ne yapıyoruz? İşte tam bu noktada, hem tarih meraklılarını hem de doğa tutkunlarını heyecanlandıracak muazzam bir proje devreye giriyor: Derin Miras.
Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı ve 1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu (ÇOK A.Ş.) el ele vererek, dünya kültürel mirasını korumak için kolları sıvadı. Ocak ayında Boot Düsseldorf fuarında tohumları atılan ve bu yaz itibarıyla hayata geçen “Derin Miras” projesi, batıkları korozyona (aşınmaya) karşı yepyeni ve doğa dostu bir yöntemle koruma altına alıyor.
Nasıl mı? Katodik koruma adı verilen bir sistemle! Batıklara hiçbir fiziksel zarar vermeden yanlarına yerleştirilen özel çinko anotlar sayesinde paslanma ve çürüme durduruluyor. İşin en güzel yanı ise bu batıkların balıklar, süngerler ve rengarenk deniz organizmaları için güvenli birer “yapay resif” yani yaşam alanı olmaya devam etmesi. Tarihi korurken doğaya can vermek tam olarak bu olsa gerek!
Bu dev projenin ilk yıldızı, Suvla Koyu’nun kuzeyinde, suların 13 metre altında uyuyan İngiliz muhribi HMS Louis oldu. 1915’te römorkörle çarpışıp karaya oturan ve Türk topçularından gizlenmek için kayalıklara benzer şekilde boyanan bu efsanevi gemi, projenin ilk “katodik kalkanını” kuşandı.
Geçtiğimiz günlerde bu tarihi ana tanıklık etmek için muazzam bir dalış ekibi sulara gömüldü. Ekipte kimler yoktu ki? 2024 Yılın Sualtı Fotoğrafçısı ödüllü, dünyaca ünlü İsveçli fotoğrafçı Alex Dawson bu anı ölümsüzleştirmek için deklanşörüne basarken; su altında elinde 18 kiloluk ağırlıkla 81 metre yürüyerek Guinness Rekorlar Kitabı’na giren milli gururumuz Bilge Çingigiray da HMS Louis’e nefes kesici bir serbest dalış gerçekleştirdi.
Bu proje sadece bir koruma çalışması değil, aynı zamanda Türkiye’yi küresel dalış turizminin zirvesine taşıyacak bir vizyon. Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir’in de altını çizdiği gibi; bu, evrensel bir sorumluluk projesi. Şu an Gelibolu Tarihi Sualtı Parkı’nda 27’si batık olmak üzere tam 29 farklı dalış noktası bulunuyor.
Projeye destek veren 1915 Çanakkale Köprüsü CFO’su Murat Sarıkaya ise durumu çok güzel özetliyor: “Sürdürülebilirliği yalnızca geleceği inşa etmek değil, geçmişten emanet aldığımız değerleri koruyarak geleceğe taşımak olarak görüyoruz.”
Eğer bir dalış tutkunuysanız veya su altı dünyasının o mistik sessizliğine ilgi duyuyorsanız, Çanakkale artık sizin için bir numaralı rota olmalı. Bilim insanlarının laboratuvarı, deniz canlılarının yuvası ve insanlık tarihinin ortak hafızası olan bu batıklar, Derin Miras projesi sayesinde artık çok daha güvende.
111 yıllık uykusundan uyanan bu tarihe dokunmak, HMS Louis’in etrafında yüzen balıklara eşlik etmek ve Çanakkale’nin serin sularında zamanda yolculuk yapmak için Gelibolu Tarihi Sualtı Parkı sizleri bekliyor.
Sizce de tarihe bir de suyun altından bakmanın vakti gelmedi mi?