Bir Adresin Ötesinde: Bizim Tombiş Evden Hiç Anlamıyor

KiremitÇatı Katı20 saat önce12 Tıklanmalar

Behiç Ak’ın Tombiş Kitaplar dizisinin yeni kitabı Bizim Tombiş Evden Hiç Anlamıyor Günışığı Kitaplığı tarafından geçtiğimiz günlerde yayımlandı.  Behiç Ak, Türkiye’nin çağdaş çocuk edebiyatının öne çıkan isimlerinden biri. Gündelik yaşamı, kent kültürünü, insan ilişkilerini ve toplumsal alışkanlıkları mizah yoluyla ele alan karikatürleri, kendine özgü çizgi diliyle geniş bir okur kitlesine ulaşmıştır. Behiç Ak’ın çocuk kitapları alanındaki üretiminin önemli örneklerinden biri olan Tombiş Kitaplar dizisi, meraklı Tombiş ile arkadaşı Memo’nun gündelik yaşamın içinden doğan maceralarını konu alıyor. Her kitapta çocukları çevrelerini gözlemlemeye, soru sormaya ve farklı olasılıkları düşünmeye teşvik eden dizi, Bizim Tombiş Evden Hiç Anlamıyor ile bu kez okuru şehir, yön bulma ve aidiyet üzerine düşündüren bir yolculuğa çıkarıyor.

Ak, çocuk edebiyatında şehirleri bir dekor olarak değil yaşayan karakterler gibi kullanıyor. Bizim Tombiş Evden Hiç Anlamıyor da ilk bakışta basit bir adres bulma hikâyesi gibi görünse de aslında şehir, yön bulma ve çocuk merakı üzerine düşündüren bir anlatı. Hikâye Memo’nun dedesinin evine ulaşmaya çalışan Tombiş ve Memo’yu takip ediyor. Yol boyunca şehrin sokakları ve mahalleleri bir çocuk gözünden betimlenir, Memo’nun adres bilgisine sahip olmadan evi bulabilmesi Tombiş’i şaşkınlık içinde bırakır, onu ilginç bir deneyim bekler. Yolun sonunda kediyi takip ettiğini açıklayan Memo, Tombiş’in ve okurun şaşkınlığına yeni şaşkınlıklar ekler. 

Bu hikâyede İstanbul yalnızca bir fon olarak kullanılmıyor. Sokaklar ve mahalleler insanlar gibi nefes alıyorlar. Çocuk merakıyla şehir yeniden keşfedilir, yetişkinlerin alıştığı ayrıntılar çocuk için maceraya dönüşür. Özenle betimlenen ve resimlenen şehir hikâyede bir aracı değildir, canlı kanlıdır. Sokakların isimlerinin bilinmemesi, leylek Muhittin’in minaredeki yuvası, o mis kokulu iğde ağacı Memo’nun dedesinin adresidir. 

Hikâyenin belki de en can alıcı karakteri Memo’nun dedesinin Pamuk isimli kedisidir. Bu kedi hikâyede hem sembolik olarak hem de tam anlamıyla rehber görevi görmektedir. Pamuk sezgileriyle hareket eder, özgürlüğü temsil eder. Beşerî adres sistemlerine ihtiyaç duymaz, kedi gideceği yeri zaten biliyordur. Tombiş dünyayı akıl yürütmeyle anlamaya çalışırken, Pamuk ve Memo içgüdülerinin götürdüğü yerde evi bulurlar. Doğanın bilgeliği Tombiş ve bizlerin algılarının ve sistemlerinin ötesindedir. 

Tombiş’in en değerli özelliği çocuk bakış açısının karakterizasyonu olması. Sürekli sorular soruyor, her gördüğünü olduğu gibi kabul etmek yerine çalışma mekanizmalarını öğrenmeye çalışıyor. Tombiş’in hayret etme duygusu hikâyeyi ileri taşıyan güç olarak anlatıyı derinleştiriyor ve okur da onunla birlikte keşfe çıkıp sorular soruyor. İşleyişi sorguluyor, anlamadıklarının ucunu anlayana dek bırakmıyor. 

Behiç Ak karikatürist kimliğini bir kenara bırakmadan mizahına çocuk edebiyatında da yer veriyor. Tombiş ve Memo’nun maceralarına şahit olurken Ak’ın doğal ve komik tonu okura hayatın içinden bir zevk yaşatıyor. Anlatımın akıcılığı ve sürekliliğini diyalogların doğallığına borçluyuz. Anlatı çocuk okuru küçümsemiyor, görsellerin desteğiyle çocuk okura anlaşılması mümkün bir hikâye sunuyor. Memo’nun dedesinin evine gidiyor olmasının sadeliğinden, süslü anlamlar elde etmek mümkün oluyor. 

Sonuç olarak Bizim Tombiş Evden Hiç Anlamıyor, yalnızca eve giden yolu aktaran basit bir maceradan bahsetmiyor, aynı zamanda bizi doğanın ve çocuğun sezgilerini sorgulamaya iten bir yolculuğa çıkarıyor. Behiç Ak bu yolculuk aracılığıyla şehrin ezgisini, bitmeyen çocuk merakını ve doğanın sezgisel dünyasının kapılarını okurlara açıyor. Kitap bazen insanın yolunu haritalarla değil, çevreyle kurulan bağ ile bulabileceğini bizlere hatırlatıyor. Çocuklar için yön bulma teması ve sezgiler üzerinden işlenirken, biz yetişkinler için de kaybettiğimiz sezgilerin yokluğunda tutunduğumuz sistemlerimiz için bir eleştiri haline geliyor. İnsan evi tanır, evine ait olur, sezgileri onu ait olduğu yere taşır. İnternet çağı ile kaybettiğimiz aidiyet ve onun yoksunluğunda boğuştuğumuz şaşkınlığı sembolize eden Tombiş, ait olduğu yeri bulmak için bir sokak ismine ihtiyaç duymayan Memo ve Pamuk’la karşılaşınca bizler gibi meraklanıyor.  

Yazan: Ada Olimpos Tatoğlu

1 Votes: 1 Upvotes, 0 Downvotes (1 Points)

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3