
Yaşlanmak sadece bedenin zamanla eksilmesi midir, yoksa dönüşümün, deneyimin ve direncin yeni bir evresi mi? Londra’daki Wellcome Collection, toplumların yaş alma algısını baştan ayağa sorgulayan “The Coming of Age” başlıklı sergisiyle bu sorunun peşine düşüyor. 26 Mart – 29 Kasım 2026 tarihleri arasında gerçekleşen ücretsiz sergi, ergenlikten hayatın son demlerine kadar uzanan yaşlanma yolculuğunu sanat, bilim ve popüler kültürün kesişiminde inceliyor.
Küresel ölçekte insan ömrünün uzadığı—İngiltere’de her 10 çocuktan birinin 100 yaşını aşmasının beklendiği—günümüz dünyasında sergi, “Kimler daha uzun ve ‘iyi’ yaşama hakkına sahip?” sorusu etrafında şekilleniyor.
Paula Rego, John Coplans, Serena Korda, Suzanne Lacy, Anna Maria Maiolino ve Rory Pilgrim gibi dünyaca ünlü çağdaş sanatçıların yapıtlarının yer aldığı seçkide, tarihsel nesnelerden yapay zekâ projelerine uzanan 150’den fazla obje sergileniyor.
100 Yaşın Değeri ve Gümüş Kadehler: Japon hükümetinin 1963’ten bu yana 100 yaşına basan vatandaşlarına hediye ettiği gümüş sake kadehlerinin hikâyesi serginin en dikkat çekici detaylarından biri. 1963’te sadece 153 kişiye verilen kadehler, 2014’te 29.000’i aşınca bütçe yetersizliğinden nikel alaşıma dönüştürülmüş. Obje, yaşlanan nüfusa sunulan saygı ile devlet kaynakları arasındaki dengeyi sorgulatıyor.
Destek ve Kırılganlık Simgeleri: Daphne Wright’ın “Zimmer” heykeli yürüteçleri bir kırılganlık sembolü olmaktan çıkarıp direncin aracı olarak sunarken; Charles Darwin’in kafatası figürlü bastonu yaşamın kırılganlığını hatırlatıyor.
Ergenlikten İkinci Ergenliğe: Carolyn Mendelsohn’un Bradford’da 30.000 gençle yürütülen ergenlik araştırması Age of Wonder portreleri ile Flo Brooks’un hormon tedavisi ve cinsiyet geçiş sürecinde ebeveyn bakımı üstlenirken ürettiği “ikinci ergenlik” tabloları yaş merhalelerinin tek bir çizgide ilerlemediğini kanıtlıyor.
Menopoz ve ‘Crone’ Gücü: Serena Korda’nın menopozu bir kayıp değil, bilgelik ve olumlu bir dönüşüm olarak ele aldığı devasa Crone heykelleri, kadın yaşlanmasını küçümseyen kültürel kalıplara meydan okuyor.
Alzheimer ve Sanatsal Bellek: Demans teşhisi konulduktan sonra beyin ve mekân algısındaki değişimleri tuvaline aktaran William Utermohlen’in otoportreleri, nöroloji ile sanatın benzersiz bağını gözler önüne seriyor.
Japonya’nın Hatalı Siparişler Restoranı: Demans hastası bireylerin garson olarak çalıştığı ve “yanlış gelen siparişlerin” bir kusur değil insan ilişkisi vesilesi sayıldığı Restaurant of Mistaken Orders projesi, toplumsal önyargıları yıkan neşeli bir manifesto sunuyor.
Sergi, 26 Mart – 29 Kasım 2026 tarihleri arasında Londra’daki Wellcome Collection’da (183 Euston Road, NW1 2BE – Gallery 1, Level 0) düzenlenmektedir.
Hayır, sergiye giriş tamamen ücretsizdir. Wellcome Collection genel galerileri ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.
Müzede tekerlekli sandalye erişimi, sesli betimlemeli turlar, İngiliz İşaret Dili (BSL) çevirileri ve nörodiverjant bireyler için relaxed openings ziyaret seansları sunulmaktadır.