
Müze koleksiyonları tarih boyunca hep coğrafi bir merkezi varsaydı: Batı Avrupa sanat tarihinin sarsılmaz hegemonyası, Kuzey Amerika modernizminin küresel iddiası veya Londra ile New York galerilerinin “evrensellik” söylemi… Londra’daki Victoria and Albert Museum (V&A), Porter Gallery’de açılan “Rising Voices: Contemporary Art from Asia, Australia and the Pacific” başlıklı sergisiyle bu tarihsel merkezci iddiayı kökten ters yüz etmeye girişiyor.
25 farklı ülkeden 40’tan fazla sanatçıyı bir araya getiren ve yapıtların büyük çoğunluğunun kendi coğrafyaları dışında ilk kez sergilendiği bu devasa buluşma, Ocak 2027’ye kadar V&A South Kensington’da izlenebilecek.
Sergi, V&A ile Avustralya Brisbane merkezli Queensland Art Gallery of Modern Art (QAGOMA) arasındaki tarihi bir ortaklığın ürünü. Asya-Pasifik çağdaş sanatı alanında dünyanın en kapsamlı ve derinlikli arşivine ev sahipliği yapan QAGOMA, bu iş birliği sayesinde benzersiz seçkisini Avrupa’da ilk kez V&A Porter Gallery çatısı altında görücüye çıkarıyor.
Heykelden fotoğrafa, resimden seramiğe, geleneksel dokuma tekniklerinden beden süsleme sanatına uzanan 70’ten fazla eser, sergileme alanını disiplinlerarası bir şölene dönüştürüyor. Bu zengin çeşitlilik rastlantısal bir kürasyon değil; aksine Asya-Pasifik coğrafyasındaki sanat pratiklerinin kendi içindeki çok sesliliğini ve çoğul yapısını yansıtıyor.
“Rising Voices”ın en radikal niteliklerinden biri, sergideki eserlerin neredeyse tamamının daha önce Asya-Pasifik bölgesi sınırları dışında hiç izleyiciyle buluşmamış olması. Bu durum basit bir lojistik başarının ötesinde, taze bir kurumsal tercih ve politik tutum: Hangi sanatın “uluslararası” meşruiyet kazandığı, hangi pratiklerin gezici sergilere ya da Batı’nın büyük müze duvarlarına layık görüldüğü sorusuyla doğrudan bir yüzleşme.
Sergi başlığında yer alan “yükselen” (rising) sıfatı, içeriden yükselen sessiz ama kararlı bir itirazı barındırıyor. Bu sesler yeni doğmuş değil; aksine yüzyıllardır var olan ancak Batılı merkezci müzecilik anlayışı tarafından bilerek ya da bilmeyerek görünmez kılınmış pratiklerin hakkını teslim ediyor.
Sergi, geleneksel bilgi birikimi ile çağdaş siyasi hicvi aynı potada eriten sanatçılara geniş bir alan açıyor:
Naomi Hobson: Avustralya’nın Cape York yarımadasından gelen sanatçı, fotoğraf ve dijital kolajlarında Aborijin kimliğini ve gündelik yaşamı içeriden, derin bir saygıyla belgeliyor.
Michael Cook: Quandamooka topraklarından çıkan fotoğrafçı, Aborijin tarihini ve sömürgeciliğin karanlık mirasını düşsel ve tekinsiz sahnelerle yeniden kurguluyor.
Lola Greeno: Tasmanyalı Aborijin deniz kabuğu ve sepet dokuma ustası, kuşaklararası kadim bilgiyi günümüzün estetik diliyle buluşturuyor.
Khadim Ali: Afganistan-Avustralya hattında üreten sanatçı, Batı sanat tarihinin figüratif mirasını geleneksel İran-Afgan minyatür tekniğiyle harmanlıyor.
Saira Wasim & Nusra Latif Qureshi: Pakistan minyatür geleneğini güncel siyasi eleştiri ve toplumsal cinsiyet rolleri için keskin bir görsel silaha dönüştürüyorlar.
Pushpa Kumari: Hindistan’ın Mithila bölgesinden gelen sanatçı, kadın deneyimlerini, ritüelleri ve doğayı canlı Mithila boyama tekniğiyle tuvale aktarıyor.
Sergi, Avustralya ve Pasifik’teki First Nations bakış açısını merkeze alıyor. Bu yaklaşım, V&A’nın son yıllarda geliştirdiği yeni nesil etnografik ve çağdaş müzecilik anlayışının bir yansıması. Nesnelerin yalnızca sergilenmesiyle yetinilmeyip, hangi kültürel öğenin nasıl ve hangi bağlamda sunulacağı konusunda doğrudan yerel topluluk danışmanlığına başvurulması, serginin etik omurgasını güçlendiriyor.
Sergi, Mayıs 2026 – Ocak 2027 tarihleri arasında V&A South Kensington’da (Cromwell Road, Londra SW7 2RL – The Porter Gallery) düzenlenmektedir.
Asya-Pasifik bölgesindeki 25 ayrı ülkeden (Avustralya, Pakistan, Hindistan, Afganistan, Pasifik Adaları vb.) 40’tan fazla bağımsız sanatçının yapıtları sergilenmektedir.
V&A’nın kalıcı koleksiyon alanları ücretsizdir ancak The Porter Gallery’deki özel sergiler biletlidir. Bilet rezervasyonları ve güncel fiyatlar için vam.ac.uk adresi ziyaret edilmelidir. Ulaşım için South Kensington metro durağı (Circle, District ve Piccadilly hatları) kısa yürüyüş mesafesindedir.