Kokuların ve Seslerin Coğrafyası: Lubaina Himid, Magda Stawarska ve “Zanzibar”

TowerLondraSokak8 saat önce29 Tıklanmalar

Lisson Gallery, 67 Lisson Street • 4 Haziran – 22 Ağustos 2026

Bellek, öylece bir köşede duran, dokunabileceğiniz steril bir nesne değildir; o, doğru alıcıyı bulana kadar havada asılı kalan tekinsiz bir frekanstır. Bazen bir resim, kendi sesini bulabilmek için tam yirmi dört yıl boyunca sessizce bekler. Londra’daki Lisson Gallery, kapılarını yeni açan Zanzibar sergisiyle tam da bu çeyrek asırlık sessizliğin nasıl sarsıcı bir gürültüye dönüştüğünü gözler önüne seriyor. Karşımızdaki proje, Lubaina Himid’in yarım bıraktığı bir hafıza dehlizine Magda Stawarska’nın bir ses işçisi gibi sızma hikâyesi.

Yirmi Dört Yıl Bekleyen Tuval İskeletleri

Her şey 1999 yılında başladı. Lubaina Himid, o dönem kendi sanatsal pratiği için tam bir anomali, tuhaf bir sapma sayılan dokuz adet diptik (ikili tuval) üretti. Sanatçının o güne kadar alışık olunan figüratif ve yoğun anlatımlı dilinin aksine bu resimler tamamen figürsüz, sessiz ve soyuttu. Himid’in bile “Daha önce ya da sonra yaptığım hiçbir şeye benzemiyor” diyerek bir kenara bıraktığı bu tuvaller, tam yirmi dört yıl boyunca görünmez bir bağla geçmişe kilitli kaldı.

Ta ki 2023 yılında Magda Stawarska o tuvallerin içindeki saklı ritmi duyana kadar. Stawarska, bu sessiz renk katmanları için 38 dakikalık, çok kanallı sarsıcı bir ses kompozisyonu —adeta bir libretto— yazdı ve böylece Zanzibar yeniden doğdu.

Görsel Değil, Kokuşsal Bir Hafıza

Zanzibar; Himid’in Doğu Afrika’da doğduğu, babasının ani ölümünün ardından ailesiyle birlikte arkalarına bakmadan terk etmek zorunda kaldıkları o puslu çocukluk coğrafyası. Resimlerdeki o keskin kübik formlar ve zikzak motifler ilk bakışta sadece geometrik birer yüzey oyunu gibi görünebilir; ancak tuvallere yaklaştıkça malzemenin kendi hafızası sızmaya başlıyor:

  • Cloves Numbing Warming Soothing Strong: Geometrik kutucukların içine tek tek basılmış gerçek karanfil izleri yer alıyor; bu, yerel bir endüstrinin görsel bir imgeden ziyade, doğrudan koku hafızasından sızan sarsıcı bir hatırası.

  • Sprinkled Rosewater is Always Pink: Gümüş bir şişeden etrafa saçılan gül suyunun o tekinsiz, buruk hafbackground’ından besleniyor.

Stawarska’nın kurguladığı sekiz kanallı ses yerleştirmesi, galeri alanında tuvallerin arasında bir hayalet gibi asılı duruyor. Kulak kabarttığınızda Zanzibar’ın geleneksel Taarab müziğini, opera kırıntılarını, Himid’in babasından annesine kalan eski bir seyahat rehberinin fısıltılı okumalarını, arşivlik BBC radyo kayıtlarını ve Himid’in kendi çıplak sesini duyuyorsunuz. Sergi salonu, sadece resim izlenen bir mekân olmaktan çıkıp, içine girilen müzikal ve tekinsiz bir ara bölgeye dönüşüyor.

Bu yaz iki sanatçının ortaklığı Venedik Bienali İngiliz Pavyonu’nda ve Kettle’s Yard’da da farklı yankılarla devam ediyor. Ancak Lisson Gallery’deki bu buluşma, Zanzibar’ın en çiğ, en yoğun hali; çünkü 1999 ile günümüz arasındaki o ağır zaman köprüsünün tüm yükünü üzerinde taşıyor.

Hafızanın sadece bakılarak tüketilecek bir şey olmadığını, onun ancak belli bir frekansa ulaştığımızda bizi ele geçiren canlı bir organizma olduğunu hissetmek için 22 Ağustos 2026 tarihine kadar yolunuzu Lisson Gallery’ye düşürebilirsiniz. Tuvallerden yükselen o seslere ve karanfil kokularına çıplak bir zihinle teslim olmaya değer.

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3