
Denge sözcüğünü duyduğumuzda aklımıza genellikle durağan ve sabit bir an gelir. Bir heykelin üzerinde kusursuzca dengelenmiş bir nesne ya da iki kefesi eşitlenmiş bir terazi canlanır zihnimizde. Oysa denge, statik bir duraktan ziyade kesintisiz ve süregelen bir eylemdir; bu yaz Berlin’de kapılarını açan sıra dışı bir sergi de tam olarak bu eylemin peşine düşüyor.
Kommunale Galerie Berlin’in Hohenzollerndamm’daki sergi mekânı, bu yaz kapılarını tam 15 disiplinlerarası sanatçıya açıyor: Thomas Behling, Anna Borgman, Wiebke Elzel, Catherine Rose Evans, Simon Faithfull, Tom Früchtel, Ya Wen Fu, Noa Heyne, Kennedy & Swan, Csilla Klenyánszky, Nadja Marcin, Gabi Schillig, Natalia Stachon, Morten Stræde ve Sophia Pompéry. Barbara Höffer, Sophia Pompéry ve Norbert Wiesneth’in ortak küratöryel imzasıyla şekillenen sergi, derinlikli yapısıyla dikkat çekiyor.
Serginin başlığı olan It’s A Balance Trick (Bu Bir Denge Numarası), kasıtlı olarak çok anlamlı bir yapıya sahip. Buradaki denge kavramı hem hayranlık uyandıran bir illüzyonu ya da numarayı hem de hayatta kalabilmek adına ödenen bir bedeli simgeliyor. Hayata tutunmak ve ayakta kalabilmek, aslında sürekli küçük düzeltmeler yaparak yıkılmadan durabilme becerisinden başka bir şey değildir.
Sergi; bu güçlü metaforu fiziksel, ekolojik ve sosyal boyutlarıyla eş zamanlı olarak katmanlandırıyor. Alandaki kimi yapıtlar ait oldukları duvarda öylece sabit dururken, kimileri ise sürekli hareket halinde. Sergi süresince yavaşça yer değiştiren, galerinin sınırlarını aşarak dışarıya taşan ya da ancak izleyicinin fiziksel katılımıyla bütünlüğe ulaşan bu akışkanlık, serginin varoluş mantığına tamamen içkin. Çünkü burada denge nihai bir varış noktası değil, kesintisiz bir hareket hâlidir.
Wiebke Elzel’in Von einem undisziplinierbaren Baum (Ehlileştirilemeyen Ağaç / 1 Nisan Fotoğrafı, 2026) isimli çalışması, serginin bu muhalif tonunu kusursuzca belirliyor. Kurulu sistemler her şeyi kategorize etmeye, budamaya ve katı sınırlar içine almaya çalışırken, bazı organik yapıların bu baskıya inatla direndiğini görüyoruz. Gabi Schillig’in Softening the Edges (Kenarları Yumuşatmak, 2025) adlı performans-enstalasyonu da benzer bir duygunun izini sürüyor ve dayatılan tüm sertliklerin, katılıkların ve sınırların erimesini kutluyor.
Sergiyi sadece izlenecek bir nesne olmaktan çıkaran en önemli dinamiklerden biri de projenin ayrılmaz bir parçası olan atölye programları. Yazma, dans, resim, bitki yetiştirme ve kolektif tartışma üzerine kurgulanan bu workshoplar, dengenin teorik bir mesele olmanın ötesinde, doğrudan bedenin ve pratiğin içinde deneyimlenerek öğrenilen bir olgu olduğunu kanıtlıyor.
📍 Mekân: Kommunale Galerie Berlin (Hohenzollerndamm)
🗓️ Sergi Tarihleri: 28 Mayıs – 13 Eylül 2026
🎟️ Giriş: Genel Katılıma Açık
Eylül ayına kadar devam edecek olan bu dinamik seçki, denge kavramı üzerine yeniden düşünmek ve kendi içsel dengesini sorgulamak isteyen herkesle derin bir diyalog kurmaya hazır.






