
Albion Jeune, Londra | 4 Haziran – 1 Ağustos 2026
Başlıklar bazen bir sanatçının tüm pratiğini tek bir cümleye sıkıştırır: I’m Already an Actor – “Zaten bir aktörüm.” Bu cümle aynı anda hem bir ikrar hem bir teşhis hem de bir meydan okuma.
1985 Vancouver doğumlu ve New York merkezli bir sanatçı ve müzisyen olan Fin Simonetti, Ontario College of Art and Design mezunu. Heykeli; adeta alarm veren, rahatsız eden ama asla bağırmayan bir pratikle üretiyor. Onun alabasterdan (kaymak taşı) oyduğu nesnelere bakın: yangın söndürücüler, kulak tıkaçları, mumlar, manivelalar ve plastik tıkaçlar… Hepsi acil durumlarda ilk ulaşacağınız, koruma vaat eden nesneler. Ancak Simonetti’nin elinden geçince, İspanyol mavi alabasterının soğuk yüzeyinde donup kalıyorlar; işlevsiz, güzel ve kırılgan hale geliyorlar. Böylece koruma vaadinin kendisi savunmasız kalıyor.
Sanatçının vitray kullanımı da son derece bilinçli bir tercih. Bu malzeme, Simonetti’nin ailesinin de dahil olduğu Kanada-İtalyan göçmen geleneğiyle derin bir bağ kuruyor. Geleneksel kilise camları hem kutsallığı hem de o kaçınılmaz güzelliği taşır; Simonetti ise onları bir ayı kapanı biçimine sokuyor ya da tamamen başka bir bağlamda askıya alıyor. Kutsal olan, tehdit edici bir hale geliyor; koruyan ile hapseden aynı biçimde birleşiyor.
I’m Already an Actor, Simonetti’nin uzun süredir sorduğu soruları yeni bir katmana taşıyor:
Scriptler, cinsiyet normları ve performatif kimlik… Doğmadan önce yazılmış rollere girmek ne anlama geliyor? Sahnede olduğumuzu bilsek de oynamayı bırakamazsak ne olur?
Albion Jeune, bu sorgulamayı ağırlamak için en doğru yerlerden biri. Galeri; aralarında Simonetti’nin de bulunduğu geçmiş karma sergilerinde, Bataille’ın fikirlerini ve abjeksiyon kavramını çekirdeğine alan bir program çiziyor. Bu solo sergi de bahsi geçen programın en net, en pürüzsüz seslerinden biri olarak öne çıkıyor.






