Paola Pivi’nin İncilerden Kurduğu Dünya “A girl loved pearls so much she left engineering, strung them off the wall, and made art”

TowerSokakLondra20 dakika önce14 Tıklanmalar

Sırf ismiyle bile insanı durup düşünmeye zorlayan, upuzun ve şiirsel bir sergi var Mayfair koridorlarında: “Bir kız incileri o kadar çok sevdi ki mühendisliği bıraktı, incileri duvardan sarkıtarak sanat eseri yarattı.” MASSIMODECARLO, İtalyan sanatçı Paola Pivi’nin 1998’den beri dönem dönem geri döndüğü o meşhur inci serisine adanmış ilk solo sergisine ev sahipliği yapıyor. Serginin bu muzip ismi aslında Pivi’nin tamamen gerçek olan kendi yaşam öyküsünden kopup gelmiş. Sanat dünyasına adım atmadan önce Milano Politeknik’te nükleer kimya mühendisliği eğitimi alan Pivi, rasyonel bilimin katı formüllerini geride bırakıp malzemeyi yüce olana dönüştürmeyi seçen bir dâhi.

Kuantum Mekaniğinden İncinin Zarafetine

Bir zamanlar kuantum mekaniği, cebir ve matematiksel analiz sınavlarına kafa yoran bir zihnin, bugün yerçekimini, fiziği ve yapısal düzeni sanatın hizmetine sunması büyüleyici bir tezat yaratıyor. Pivi’yi çağdaş sanat sahnesinde Venedik Bienali’nde ters çevrilmiş bir savaş uçağıyla, ziyaretçinin manyetik alanına göre hareket eden binlerce iğneyle ya da Central Park’ın girişinde sürekli takla atan bir uçak yerleştirmesiyle tanıyoruz.

Ancak bu sergi, sanatçının en lüks, en sabır gerektiren damarını, yani incileri merkezine alıyor. Yüz binlerce pleksiglas ve plastik inci, mühendislik disipliniyle ama bir o kadar da serbest bir akışla bir araya geliyor.

Yerçekiminin Şekillendirdiği Organik Dokular: Pivi, belirli uzunluklarda dizdiği inci dizilerini tuval üzerine yoğun katmanlar halinde yerleştiriyor. Ortaya çıkan yüzeyler sert bir işçilikten ziyade, yerçekiminin o öngörülemez hafifliğiyle oluşmuş organik, adeta mercan kayalıklarını andıran formlara dönüşüyor.

Renklerin Diyaloğu: Sanatçının erken dönem işlerinde Josef Albers’in konsantrik renk mantığına selam duran geometrik yapılar göze çarparken; son dönem monokrom, çok renkli ve yanardöner tonlardaki kompozisyonları tam bir görsel şölen sunuyor.

Anıtsallığı Tabana Yaymak: Stop By

Sergide incilerin o görkemli istilasına eşlik eden çok özel bir yerleştirmeyle daha karşılaşıyoruz: Stop By. Okyanustan toplanan geri dönüştürülmüş plastiklerden üretilen bu devasa halı, Aquafil iş birliğiyle hayata geçirilmiş.

Halının üzerine basıp yürürken aslında sanatçının 2015 yılında Japonya’daki bir trienal için tasarladığı 20 metre yüksekliğindeki anıtsal şişme merdiven heykelinin imgesi üzerinde geziniyorsunuz. Vaktiyle Floransa’daki Palazzo Strozzi’nin avlusunda ya da Paris’teki Grand Palais’nin cephesinde dikey olarak yükselen o devasa anıt, şimdi galerinin zemininde yatay ve evsel bir nesneye dönüşüyor. Pivi, dikey olanın o kurumsal kibrini, ayaklarımızın altına sererek yataylaştırıyor.

Neden Görmeli?

Paola Pivi’nin sanatı, nesneleri o kadar çok çoğaltıp alanı o kadar yoğun dolduruyor ki; bir süre sonra o nesnenin ne olduğuna dair algınız tamamen genişliyor. Bir odanın yüz binlerce inciyle kaplanması ya da okyanus plastiğinden bir halının üzerinde anıtsal bir merdivenin uzanması, izleyiciye kurallardan arınmış saf bir özgürlük hissi veriyor. Mühendisliği bırakan o kızın vardığı yer, tam anlamıyla kuralsız bir oyun alanı.

Haziran ortasına kadar Londra seyahat planlarınızın Mayfair durağına bu incelikli ve zeki sergiyi mutlaka ekleyin.

📍 Yer: MASSIMODECARLO, 16 Clifford Street, Londra

🗓️ Sergi Tarihleri: 20 Haziran 2026 tarihine kadar.

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3