Talimatlar ve Dürtüler Arasında: Exmouth Market’ta Response to a Request (or spasm of the soul)

TowerLondraSokak7 saat önce29 Tıklanmalar

Londra’nın en canlı yeme-içme ve tasarım duraklarından biri olan Exmouth Market’tayız. Elizabeth Xi Bauer, 1 Mayıs’ta kapılarını açan ve 14 Haziran 2026’ya kadar devam edecek olan “Response to a Request (or spasm of the soul)” başlıklı sergisiyle bizi, net cevapların değil, havada asılı kalan o büyüleyici tereddütlerin dünyasına davet ediyor. Sanatçı Brian Griffiths’in küratörlüğünü üstlendiği bu karma seçki; galeriyi evsel, sıcak bir aydınlatmayla yıkayarak gündelik olan ile tiyatral olanı tekinsiz bir dengede buluşturuyor.

Sergiyi adımlarken hissettiğimiz o tarifsiz çekim gücü, adını İsviçreli yazar Robert Walser’in 1907 tarihli bir kısa öyküsünden alan kavramsal bir labirentten besleniyor. Serginin temel derdi aslında şu: Bir sanatçıya kurumsal, sosyal ya da içsel bir talep veya beklenti yüklendiğinde ne olur? Griffiths’in bir araya getirdiği 14 sanatçı, bu taleplere doğrudan ve pürüzsüz cevaplar vermek yerine; o beklentileri emiyor, bilerek yanlış yorumluyor ya da onlara şık bir biçimde direniyor. Burada belirsizlik bir eksiklik değil, bilinçli bir strateji; kusursuz bir uyum yerine uyumsuzluğun ve yarıda kesilen jestlerin dürüstlüğü kutlanıyor.

Mekânda yürürken gözümüze çarpan ilk işlerden biri, Chris Thompson’ın galeri mimarisine adeta bir kama gibi sapladığı Human Femur (enlarged) (2025) adlı devasa kemik heykeli oluyor. Çatlakları cıvatalarla tutturulmuş, içi çakıl taşlarıyla doldurulmuş bu devasa form; özenli bir onarım çabası ile absürtlük arasındaki o ince çizgide sallanıyor. Hemen yakınında, Cathie Pilkington’ın yerde kümelenmiş, adeta kendi ağırlığı altında ezilen, sarkan ve çöken heykel asamblajları duruyor. Pilkington, malzemenin kırılganlığıyla oynayarak anıtsal otoriteyi ironik bir şekilde alaşağı ediyor.

Francis Upritchard’ın John (2010) adlı eseri ise İskoç battaniyesinin ekoseli desenleriyle kendi boyalı bedenini birleştirerek yüzeyde adeta yok olan bir figür sunuyor; hemen yanındaki takı gibi işlenmiş deriden kulaklar ise giyilmemiş ama çok sevilmiş olmanın o tuhaf mahremiyetini taşıyor. Elinor Stanley’nin You Do Not Do (2026) tablosundaki açık renkli bir bedene bastıran o karanlık el, izleyiciye kaynağı belirsiz bir baskı hissi verirken; Max Prus’un tanıdık ama arkasında bambaşka gerçeklikler barındıran kapıları (Two Everlasting Doors) algımızı tamamen altüst ediyor.

Gina Fischli’nin içgüdü ile eğitim arasında sıkışmış o kırılgan beyaz köpeği (Sculpture Ruth) ve Sebastian Jefford’ın çizimlerindeki bitkin, çocuksu figürler serginin ruhun spazmı kısmını kusursuzca özetleyebiliyor; zamansız, yanlış tonda ve yanlış zamanda verilen birer refleks gibi. 5 – 7 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleşecek London Gallery Weekend kapsamında bu sergi, çok daha interaktif bir boyut kazanacak. Hafta sonu boyunca her saat başı Robert Walser’in o meşhur öyküsü, sergideki sanatçılar tarafından canlı olarak okunacak ve küratör Brian Griffiths, izleyicilerden gelecek her türlü talebi, soruyu ve kışkırtmayı beklemek üzere galeride hazır bulunacak.

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Önceki Gönderi

Sonraki Gönderi

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3