Öğrenilmiş Bakışın Hafızası: Begüm Mütevellioğlu ve “Okul”

TowerSokakİstanbul1 saat önce28 Tıklanmalar

İstanbul’un sanat rotasında, akademik disiplinin sessiz koridorlarından süzülüp gelen bir sorgulamanın tam merkezindeyiz. Simbart Projects, Begüm Mütevellioğlu’nun “Okul” başlıklı kişisel sergisiyle kapılarını açıyor. 4 Temmuz’a kadar sürecek olan bu seçki, okul kavramını sadece teknik bir eğitim yuvası olarak değil; görme biçimlerinin, estetik kalıpların ve görsel hiyerarşilerin kuşaktan kuşağa aktarıldığı karmaşık bir ekosistem olarak ele alıyor.

Akademinin Arşivi: Tekrarın Gücü

Mütevellioğlu, öğrencilikten akademisyenliğe uzanan kişisel yolculuğunu serginin ana aksına yerleştiriyor. Sanatçıya göre akademi, imgelerin istiflendiği, dondurulduğu ve sonra yeniden dolaşıma sokulduğu bir hafıza mekanı. Atölyelerde karşımıza çıkan o meşhur alçı büstler, cansız modeller ve klasik objeler, bireysel üretimin ötesine geçerek ortak bir görsel hafızayı temsil ediyor.

Sergideki eserler, ideal formun tekrar yoluyla nasıl dayatıldığını ve bu tekrarın zamanla imgeleri nasıl anonimleştirdiğini sorguluyor. Mütevellioğlu’nun fırçası, imgenin sabitlenemeyen doğasını görünür kılarken; geleneğin statik bir miras değil, her kopyada yeniden inşa edilen bir yapı olduğunu hatırlatıyor.

Sappho’dan Male Gaze’e: Temsil Yüzeyindeki Kadın

Serginin en can alıcı noktalarından biri, kadın figürünün bu eğitim sistemi içindeki konumlanışı. Mütevellioğlu, burada çift yönlü bir gerilim hattı kuruyor:

Üreten Özne: Kendi bakışını inşa eden kadın sanatçı.

Temsil Nesnesi: Tarih boyunca erkek bakışı tarafından çerçevelenmiş, estetik bir yüzeye indirgenmiş kadın imgesi.

Antik ozan Sappho figürü, bu gerilimin sembolik bir merkez üssü olarak karşımıza çıkıyor. Sergide tekrar eden kadın imgeleri, özne olarak iz bırakan ile sadece bir temsil nesnesi olarak görülen arasındaki o görünmez ama keskin sınırı deşiyor.

Arşiv Mantığı ve Nesnelerin Dili

Eserlerde antik semboller, gündelik objeler ve kültürel göndermeler bir arşiv mantığı içinde yan yana geliyor. Bu biriktirme hali, Mütevellioğlu’nun pratiğinde okulun sadece bilgi üreten değil, aynı zamanda bilgiyi saklayan ve yeniden kurgulayan bir yapı olduğu fikrini pekiştiriyor.

Yaşam ve üretim alanlarındaki objeler, resim yüzeyine taşınırken aidiyet hissini de beraberinde getiriyor. Ancak bu objeler, tekrarlandıkça tekil anlamlarını yitirip sistemin içinde yeni, anonim anlamlar kazanıyor. Okul sergisi, izleyiciyi öğrenilmiş görme alışkanlıklarını, bakışının ardındaki o görünmez sistemi ve otoriteyi yeniden düşünmeye davet ediyor.

Ziyaret Notları:

  • Mekân: Simbart Projects, İstanbul.

  • Tarih: 12 Mayıs – 4 Temmuz 2026.

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Önceki Gönderi

Sonraki Gönderi

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3