Radikal Mutluluğun Tekinsiz Yüzü: Bunny Hennessey Union Gallery’de

TowerSokakLondra3 saat önce19 Tıklanmalar

Bethnal Green’in o kendine has karmaşasından sıyrılıp Union Gallery’nin Teesdale Street’teki ana mekânına adım attığınızda, sizi Londra’nın son dönemdeki en heyecan verici genç seslerinden biri karşılıyor. Serginin adı Radical Happiness gibi fazlasıyla iyimser bir vaat sunsa da, Bunny Hennessey’in tablolarının karşısına geçtiğinizde hissettiğiniz o ilk şey kesinlikle huzur ya da rahatlık değil. Açıkçası, bu o kadar doğru ve yerinde bir his ki…

Hennessey, tuvale uslu bir görüntü yaratmak için değil; doğrudan bedenin fiziksel ve duyusal koşulları üzerinden, adeta onunla güreşerek yaklaşıyor. Pratiği tamamen hareketten, baskıdan ve temponun kendisinden besleniyor. Bedenin iç parametrelerini; bir duygunun veya fiziksel duyumun nasıl biriktiğini, bedene nasıl yayıldığını ve hareket yoluyla nasıl yeniden örgütlendiğini araştırıyor. Sanatçının Devon’da, deniz kıyısında bir kitapçının çocuğu olarak büyümüş olması kâğıt üzerinde sıradan bir biyografik detay gibi durabilir. Ancak tuvallere yaklaştığınızda, o yoğun bilgi birikiminin ve kompozisyonların altına gizlenmiş referansların, çocukluk yıllarında o raflar arasında geçen zamandan sızdığını hemen seziyorsunuz.

Bu işlerde boya sadece sürülmüyor; uygulanıyor, acımasızca kazınıyor ve sonra inatla yeniden ekleniyor. Yüzeyler, boğucu bir yoğunluk ile ferah bir açıklık arasında durmadan gidip geliyor. O doyumsuz renklere baktığınızda, pigmentlerin neredeyse yenilebilir olduğunu, insanda tatma, dokunma ve bir tür aşırılık hissi uyandırdığını fark ediyorsunuz. Bunu okurken kulağa biraz iddialı geldiğinin farkındayım ama o tuvallerin karşısında durduğunuzda bu kelimelerin bile ne kadar yetersiz kaldığını göreceksiniz.

Sanatçı tuvali, “duyumu bedenin dışında tutan bir yüzey” olarak tanımlıyor. Resim; içsel ve bedensel gerilimin usulca yerinden edildiği, yoğrulduğu ve dönüştürüldüğü, ancak bir türlü itiraf edilmediği bir kaba dönüşüyor. Boyayı adeta yaşayan, nefes alan bir organizma gibi kullanan Maria Lassnig ve Dana Schutz’un izlerini görmek zor değil. Ancak beni asıl çarpan şey, Pina Bausch ve Yvonne Rainer gibi koreograflardan aldığı ilham oldu. Hennessey, danstaki o bedenin müzik bile olmaksızın salt kendi ritmiyle var olma biçimini fırçasına kusursuzca aktarıyor.

Daha 2024’te Freelands Painting Prize‘ı kazanan ve hâlen Slade’de yüksek lisansını tamamlamakta olan bir isimden bahsediyoruz. Bu açıdan bakıldığında Union Gallery’nin onu ana mekânına taşıması çok erken ama bir o kadar da isabetli, cesur bir hamle.

Eğer mayıs ayı bitmeden Bethnal Green taraflarına gitmek için gerçekten geçerli bir neden arıyorsanız, aradığınız şey tam olarak bu sergi.

(Bunny Hennessey ile bu sarsıcı tanışma, 30 Mayıs’a kadar Union Gallery’de sürüyor.)

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3