
Bir bedeni sadece etten ve kemikten ibaret olmayan, etrafındaki nesnelerle, doğayla ve anılarla durmaksızın dönüşen akışkan bir yapı olarak düşünebilir miyiz? Performans, heykel, fotoğraf ve video arasında ustalıkla gezinen Mehtap Baydu, Türkiye’deki ilk kurumsal kişisel sergisi “Seni Sevmek Çok Zor!” ile izleyiciyi tam da bu çok katmanlı duyumsama alanına davet ediyor.
Küratörlüğünü Selen Ansen’in üstlendiği ve 29 Nisan’da Arter’in 1. kat galerisinde ziyarete açılan sergi; arzunun o tekinsiz doğasında yatan mesafeyi, mutlak yakınlık ihtimalini ve örtük bir yokluk hissini sanatçının bedeni üzerinden yankılıyor.
Serginin merkezinde, sınırları net çizilmiş tanımlara ve sabit kimliklere kasten başkaldıran bir “çokluk” hâli var. Baydu, kişisel belleğinde iz bırakan anlatıları dönüştürerek, yepyeni kimliklere bürünerek ve insan dışı unsurlarla temas kurarak kapsayıcı, kolektif bir beden inşa ediyor. Performansın nesneye, nesnenin de performatif bir potansiyele dönüştüğü bu pratik; izleyiciyi arada kalmışlık, dönüşüm ve yabancılaşma gibi ağır kavramlarla yüzleştiriyor.
Sanatçının bu sergi bağlamında ürettiği en sarsıcı işlerinden biri şüphesiz Wirbelsäule (Omurga Sütunu). Baydu’nun bizzat kendi bedeninden aldığı kalıpları birbirine eklemleyip iç içe geçirerek inşa ettiği bu dört metrelik devasa heykel; toplumsal ve sanat tarihsel çağrışımlarla yüklü. Eser, taşıyıcılık ve dayanıklılık fikrini, her an parçalanıp çözülme ihtimaliyle birlikte sunarak “istikrar” ile “kırılganlık” arasında gidip gelen bir beden imgesi yaratıyor.
Öte yandan, 2025 yılında New York’taki The Watermill Center’da bir ormanın kalbinde gerçekleştirdiği performansa dayanan Burulma adlı video eseri; insan ile doğa arasındaki o keskin sınırları tersyüz ediyor. Bu video, sanatçının aynı ormanda bulduğu bir ağaç dalından ilhamla ürettiği Bir Ağaç ile Deri Alıp Verme isimli yerleştirmesiyle de kusursuz bir kavramsal diyalog kuruyor.
Gelelim serginin en canlı, en nefes alan kısmına… Baydu, 2019 yılında Berlin’de bir vitrinin ardında gerçekleştirdiği ünlü Nefes (Atem) performansını, bu sergi için Arter’e uyarlıyor. Sıkışmışlık ve boşluk hissini aynı anda yaşatan bu performansta sanatçı, camlı bir bölmenin ardında, o odanın hacmiyle birebir aynı ölçülerde üretilen devasa bir balona durmaksızın üflüyor. Kendi görünmez nefesine, mekânı yutan somut ve devasa bir varlık kazandırıyor.
Küçük bir uyarı: Nefes performansının canlı icrası, 29 Nisan’daki açılıştan itibaren yaklaşık yirmi gün boyunca devam edecek. Yani balonun odayı bütünüyle ele geçirme sürecine bizzat tanıklık etmek istiyorsanız, mayıs ayının ortasına kadar vaktiniz var.
Ajandanıza Not Edin:
📍 Mekân: Arter, 1. Kat Galerisi (Irmak Cad. No: 13 Dolapdere, Beyoğlu)
👤 Küratör: Selen Ansen
(Hatırlatma: Arter’i pazartesi günleri hariç Salı-Pazar 11:00-19:00, Perşembe günleri ise 11:00-20:00 saatleri arasında ziyaret edebilir; Perşembe günleri tüm sergileri ücretsiz gezebilirsiniz.)






