
Sanat rotamızı Avrupa’nın klasik salonlarından çıkarıp, teknolojinin ve geleceğin kalbinin attığı Uzak Doğu’ya, Seul’e çeviriyoruz. Video sanatının tartışmasız babası ve vizyoneri Nam June Paik, doğum yeri olan Seul’e tam 25 yıl aradan sonra muazzam bir sergiyle geri dönüyor.
Gagosian iş birliğiyle ve Nam June Paik Mirası (Estate of Nam June Paik) tarafından düzenlenen “Rewind / Repeat” (Geri Sar / Tekrarla), 1 Nisan’da dünyaca ünlü Koreli güzellik markası Amorepacific’in genel merkezinde, David Chipperfield imzalı o görkemli binanın giriş katındaki APMA Cabinet proje alanında kapılarını açtı.
Tokyo Üniversitesi’nde klasik müzik ve sanat eğitimi alan Paik, 1950’lerde televizyon teknolojisini güzel sanatlar alanına sokarak o güne dek görülmemiş, radikal bir estetik yaklaşım sergiledi. 1956’da Batı Almanya’ya taşınıp efsanevi Fluxus grubuna katılan, sekiz yıl sonra ise (1964) New York’a yerleşen sanatçı; resmi, heykeli, performansı, müziği ve elektronik medyayı tek bir potada eritti.
Paik sadece bir video sanatçısı değildi; o, kültürün gelişen teknolojilerle nasıl şekilleneceğini on yıllar öncesinden öngören, medya ve iletişimdeki gelişmeleri adeta bir kahin gibi önceden haber veren bir vizyonerdi. 1963’te televizyon ve robotik eğitimi almak için Tokyo’ya gidişi ve mühendis Shuya Abe ile tanışması, teknoloji ile insan bedeni arasındaki o sarsıcı bağları kurmasının da yolunu açtı.
16 Mayıs’a kadar sürecek olan bu retrospektif niteliğindeki sergi, sanatçının daha önce hiç sergilenmemiş eserlerinin yanı sıra For London and Abroad (Mailbox) (1982) gibi sanat tarihine kazınmış başyapıtlarını da bir araya getiriyor:
TV Bra for Living Sculpture (Yaşayan Heykel İçin TV Sütyeni, 1969): Pleksiglas kutular içine yerleştirilmiş iki küçük siyah-beyaz televizyon setini içeren şeffaf vinil bir iç çamaşırı! Müzisyen ve performans sanatçısı Charlotte Moorman için özel olarak tasarlanan bu parça, ilk kez New York’taki Howard Wise Gallery’de sergilendiğinde Moorman’ın çellosuyla çıkardığı sesler televizyonlardaki görüntüleri değiştirmişti. Bu eser, Paik’in o her yerde bulunan soğuk teknolojiyi “insanileştirme” amacının zirve noktalarından biridir.
Bakelite Robot (Bakalit Robot, 2003): Bit pazarlarından ve ikinci el dükkanlarından toplanan eski radyolardan oluşan bu eserde, altı radyonun kadranı TV monitörleriyle değiştirilmiş. Ekranda bilimkurgu filmlerinden, eski robot oyuncaklardan ve geçmiş video kurgularından parçalar akıyor.
Gold TV Buddha (Altın TV Buda, 2005): Efsanevi TV Buddha (1974-2005) serisinin bu geç dönem eserinde, altın yaldızlı ve boyalı bronz bir Buda heykeli, kapalı devre bir video kameranın ve monitörün önünde meditasyon yapıyor. Antik maneviyat ile modern medyanın, Doğu ile Batı düşüncesinin o kusursuz ve ironik çarpışması zihne kazınıyor.
Media Sandwich (Medya Sandviçi, 1961–64): Paik’in müzikal bestecilikten elektronik dünyasına geçişini simgeleyen ilk enstalasyonlarından biri. Sekiz Alman elektronik dergisi, sekiz Japon plağı ve bir adamın bir çocuğa mesaj verdiği 1832 tarihli antika bir gravür baskısı… Paik, bu imgenin üzerine eserin üretim yılını (1832) ve tam yüz yıl sonraki kendi doğum yılını kazıyarak zamanla oynuyor.
Sergide ayrıca oymalı ahşap bir resim olan Orchestra (1991) ve Paik’in birlikte çalıştığı, Fluxus üzerinde büyük etkisi olan John Cage ve Merce Cunningham’a bir saygı duruşu niteliğindeki Untitled Cage Composite de yer alıyor.
Teknolojinin insan ruhuyla nasıl bütünleşebileceğini görmek ve video sanatının köklerine inmek için Seul’deki bu tarihi buluşmayı ajandanıza ekleyin:
Tarih: 1 Nisan 2026 Çarşamba – 16 Mayıs 2026 Cumartesi
Mekân: Gagosian, APMA Cabinet (Amorepacific Genel Merkezi, Zemin Kat)
Şehir: Seul, Güney Kore






