
Carpenters Workshop Gallery’nin kapıları, nesnelerin ruhuna dokunan, onları iyileştiren ve yeniden kurgulayan bir büyücüye, Sardinya doğumlu sanatçı ve tasarımcı Antonio Marras’a açılıyor. Apartman No: 26 olarak bugün, modanın podyumlarından sanatın kalıcı dokusuna uzanan Marras’ın, atıkları nasıl birer duygu deposuna dönüştürdüğünü keşfediyoruz.
Marras, ileri dönüşümün bir öncüsü olarak, terk edilmiş objelerin sahip olduğu geçmişleri, deneyimleri ve kimlikleri temel alıyor. Onun için süreçten ziyade içgüdüler ön planda. Etrafındaki dünyanın işlevselliğinden ve maddeselliğinden beslenen sanatçı, buluntu nesnelere kendi hayali kurgusuyla yeni bir soluk üflüyor. Sergi, Marras’ın kaostan düzen çıkarma çabasının ve pratik bir kurtarma eylemini duygusal bir şölene dönüştürme yeteneğinin kutlaması niteliğinde.
Serginin en sarsıcı bölümlerinden birini Cucito serisi oluşturuyor. Marras, burada buluntu kırık vazo parçalarını metal teller kullanarak adeta dikiyor. Sanatçının moda tasarımcısı kimliğine bir selam duran bu teknik, yüzeyde bir nakış etkisi yaratsa da, derinlerde cerrahi bir müdahaleyi, bir yarayı iyileştirme çabasını anımsatıyor. İçgüdüsel el hareketleriyle üretilen bu eserler, nesnenin kırılganlığını gizlemek yerine onu metalin sertliğiyle onurlandırıyor.
La Gassa D’amante serisindeki eserler, başlangıçta çiçek formunda dekoratif objeler olarak kurgulanmışken; Marras’ın kili büküp çevirmesiyle “sevgili düğümleri”ni andıran içgüdüsel heykellere dönüşmüş. Hemen yanında yer alan Conosci te stesso (Kendini Tanı) adlı aynalı seride ise camın üzerine yerleştirilen seramik elementler dikkat çekiyor. Aynaya bakan izleyici, sadece kendi yansımasıyla değil, Marras’ın el izlerini, kille olan o sert ve yaşanmış mücadelesini taşıyan seramik parçalarıyla da etkileşime giriyor. Yüzeyler pürüzsüz değil; aşınmış, işlenmiş ve sanatçının kişisel müdahalesinin kanıtlarını taşıyan birer doku haritası gibi.
Marras’ın portre çalışmaları, yokluk ve silinme temalarını işlerken öznelerin yüzlerini genellikle gizli tutuyor. Retrospective serisinde sanatçının sadece mürekkep ve sulu boya değil, kahve kullanarak eski kitap sayfaları ve Japon pirinç kağıtları üzerine yaptığı resimler öne çıkıyor. Kullanılmış bir kitabın sayfasında beliren bir figür, geri dönüştürülmüş ahşap bir çerçeveyle birleştiğinde, gündelik nesnelere dair yepyeni ve şiirsel bir perspektif sunuyor.
Apartman No: 26 notları arasına bu sergiyi, maddenin ruhsal iyileşmesi olarak kaydediyoruz. Antonio Marras, objelerin sadece formlarını değil, onlara yüklenen duygusal ağırlığı da dönüştürerek kaosun içindeki o gizli düzeni bulmamızı sağlıyor. Sergi, 2 Mayıs 2026’ya kadar Carpenters Workshop Gallery’de görülebilir.






