Sanat Kurumlarının Hafızasına Yolculuk: “Nerden Geldik Buraya: Vasıf Kortun’u Okumak”

KiremitÇatı Katı8 dakika önce2 Tıklanmalar

Türkiye’de güncel sanatın kurumsallaşma sürecinden bahsederken akla gelen ilk isimlerden biri kuşkusuz Vasıf Kortun’dur. Salt ve Robinson Crusoe 389 iş birliğiyle yayımlanan “Nerden Geldik Buraya: Vasıf Kortun’u Okumak”, sadece bir biyografi ya da nehir söyleşi değil; bir dönemin, bir şehrin ve sanatın kurumsal kimliğinin nasıl inşa edildiğinin kapsamlı bir dökümü.

Sezin Romi’nin Vasıf Kortun ile gerçekleştirdiği bu derinlikli söyleşi, okuru sergi salonlarının ötesine, mutfağa, tartışmalara ve vizyonun şekillendiği o belirleyici anlara götürüyor.

Kültür Kurumlarının Dünü ve Yarını

288 sayfalık bu yayın, sanat dünyasının sadece ne sunduğuyla değil, nasıl var olduğuyla ilgilenenler için bir başucu kaynağı niteliğinde. Kitapta sadece Romi ve Kortun’un sesini duymuyoruz; Charles Esche, Manuel Borja-Villel ve Defne Koryürek gibi hem yerel hem uluslararası arenadan pek çok önemli figürün metinleri de anlatıya eşlik ediyor.

  • Neyi Tartışıyor? Kurumların toplumsal hafızadaki yeri, bağımsız sanat alanlarının sürdürülebilirliği ve gelecekte bizi nasıl bir kültür ikliminin beklediği.

  • Tasarım: Kitabın görsel dili, Türkiye’nin en önemli tasarımcılarından Esen Karol’un imzasını taşıyor. Bu da eseri sadece bir okuma materyali değil, bir tasarım objesi haline getiriyor.

Ajandanıza Not Edin: Lansman ve Etkinlik

Kitabın yayımlanması şerefine, kolektif bir tartışma ortamı yaratılacak. Eğer sanatın geleceğine dair söyleyecek bir sözünüz varsa veya sadece Kortun’un vizyonuna tanıklık etmek istiyorsanız bu etkinliği kaçırmayın:

  • Tarih: 27 Şubat Cuma, 2026

  • Saat: 18.00

  • Yer: Robinson Crusoe 389 (Salt Beyoğlu)

Bu kitap, “nereden geldiğimizi” anlamadan “nereye gideceğimizi” kestirmenin mümkün olmadığını hatırlatan bir pusula.

Ambiyans: Bu Kitabı Okurken Sahneyi Hazırlayın

Bu kitabı okurken kendinizi İstiklal Caddesi’nin o tarih kokan ama her an yenilenen atmosferinde hissetmelisiniz. İşte size eşlik edecek bir Galata/Beyoğlu ambiyansı:

  • Müzik: Arka planda Islandman’in o modernle gelenekseli buluşturan elektronik tınıları veya Nils Frahm’ın minimalist piyano besteleri yankılansın. Berrak ama düşündürücü bir ton.

  • Mekân: Eğer İstanbul’daysanız, Salt Beyoğlu’nun kış bahçesinde veya Robinson Crusoe 389’un yüksek rafları arasında bir köşeye çekilin. Dışarıda Beyoğlu’nun uğultusu, elinizde ise bu uğultunun nasıl sanata dönüştüğünün hikâyesi…

  • İçecek: Taze demlenmiş, sade bir çay veya sade bir Türk kahvesi.

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Yorum bırakın

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3