
Dean Street’in neon ışıkları arasından süzülüp Soho Theatre’ın merdivenlerini tırmanırken, şehrin o kendine has, aceleci ama bir o kadar da romantik ritmi size eşlik eder. Apartmanımızın Londra katında bu hafta, kentin en genç ve dinamik enerjisini barındıran Soho Rising Festival 2026 kapsamında sahnelenen, sezonun en çok konuşulan işlerinden biri var: Charis King’den “Wummy”.
Manifestleme kültürünün, Chelsea hayallerinin ve mutfak adasına gizlenmiş çöp kovası arzularının tam ortasında, modern bir kadının trajikomik hezeyanlarına tanıklık ediyoruz. Bu yazı; sadece bir tiyatro incelemesi değil, aynı zamanda metropol hayatının bize dayattığı “mükemmel yaşam” illüzyonuna atılan sert bir kahkaha. Eğer siz de Londra’nın o bitmek bilmeyen ev arkadaşlığı kaosundan, lüks semtlerin pırıltılı vitrinlerine iç geçirerek bakıyorsanız, bu performansın her bir dakikası ruhunuzun bir köşesine dokunacak.
Soho Theatre Upstairs, samimiyetiyle izleyiciyi hikayenin içine hapseden, Londra’nın en gerçek sahnelerinden biridir. “Wummy”, bu dar ama derinlikli alanda bizi Charis King’in canlandırdığı, ekonomik olarak darboğazda ancak hayalleriyle Chelsea’nin zirvelerinde dolaşan bir kadının zihnine davet ediyor.
Oyun, modern insanın en büyük paradoksu olan olduğumuz kişi ile olmak istediğimiz kişi arasındaki o uçurumu, Charis King’in elektrikli performansıyla bir köprüye dönüştürüyor. King, sahnede sadece bir karakteri değil, bir jenerasyonun kolektif arzusunu canlandırıyor: Bir dadı, bir bebek, yakışıklı bir koca ve en önemlisi; o statü sembolü olan “gizli mutfak çöpü”.
Manifest etmek, 2020’lerin yeni dini haline gelmişken, Charis King bu kavramı masaya yatırıyor ve üzerine bolca ironi serpiştiriyor. Wummy, parasızlıkla ve paylaşımlı evlerin kaosuyla boğuşurken, evrenin ona borçlu olduğuna inanıyor. Ancak evren, beklediği o kozmik cevabı her zaman en nazik haliyle vermiyor.
Oyunun gücü, sadece komedisinde değil, aynı zamanda modern hırsın ne kadar kırılgan olabileceğini göstermesinde yatıyor. Karakterimizin iç dünyası yanıp kavrulurken, biz dışarıdan onun “yummy mummy” olma çabalarını izliyoruz. Bu, bir masterclass tadında karakter komedisi olmasının yanı sıra, sınıfsal bir eleştirinin de en estetik hali.
“Wummy”, Soho Theatre’ın her yıl düzenlediği ve tiyatro dünyasına yeni yetenekler kazandıran Soho Rising festivalinin bir parçası. 24 yükselen yıldızın sahne aldığı bu festivalde, Charis King şimdiden kendine sağlam bir yer edinmiş durumda. Edinburgh Fringe 2025’te kazandığı “En İyi Komedi Oyunu” ödülüyle Londra’ya dönen yapım, başarısının tesadüf olmadığını her dakikasında kanıtlıyor.
Octavia Gilmore’un dramaturjisi ve yönetmenliği, oyunun temposunu hiç düşürmezken, izleyiciyi bir duygu selinden diğerine sürüklüyor. Sert, cesur ve bir o kadar da kırılgan bir oyun olan Wummy, modern tiyatronun Londra eksenindeki en taze soluklarından biri.
Editörün Notu: Eğer gösteri sonrası Londra’nın o puslu sokaklarında kaybolmak isterseniz, Dean Street’in köşesindeki küçük barlardan birine uğrayıp bir kadeh kırmızı şarap eşliğinde kendi manifestolarınızı gözden geçirebilirsiniz. Unutmayın, bazen en büyük manifest, olduğun halinle barışmaktır.






