
İstanbul’un kaotik güzelliğinin ortasında, Levent’in cam binaları arasında nefes alacak bir boşluk arıyorsanız, asansörümüz sizi doğru kata getirdi. Heykeltıraş Ayla Turan, 9 Şubat’ta kapılarını açan “Ayla Turan Retrospektif” sergisiyle bizi sadece galerinin içine değil, kendi otuz yıllık kişisel albümüne davet ediyor. 56 eserin yer aldığı bu seçki; mermerden polyestere, tahtadan bronza uzanan malzeme çeşitliliğiyle heykelin ne olabileceğine dair ufkumuzu genişletirken, bizi çocukluk kavramı üzerinden derin bir sosyolojik ve psikolojik yolculuğa çıkarıyor.
Sanatçının tabiriyle derin bir nefes niteliğinde olan bu sergi, geçmişin tanıklığını geleceğin hızıyla birleştiriyor. Marcus Graf’ın küratoryal dokunuşlarıyla zenginleşen retrospektif, Ayla Turan’ın Hamburg’dan İstanbul’a, oradan dünyanın dört bir yanındaki kamusal alanlara uzanan bağımsız ve kararlı yürüyüşünün bir özeti. Formların pürüzsüzlüğü sizi aldatmasın; bu heykeller fiziksel olarak hareketsiz olsalar da taşıdıkları dinamizm ve mizahla her an canlanacakmış gibi duruyorlar. no-26 olarak, bu katın havasını solumak ve çocukluğun o saf, beyaz yüzeylerinde kaybolmak için yerimizi aldık.
İş Sanat Kibele Sanat Galerisi, bu retrospektifle Ayla Turan’ın 1996’da Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden mezuniyetinden bugüne uzanan kesintisiz üretimini bir araya getiriyor. Sergi, bir sanatçının olgunlaşma evrelerini izlemekten öte, toplumsal meselelere çocukça bir dürüstlükle nasıl bakılabileceğini gösteriyor.
Ayla Turan’ın pratiği, malzemenin sınırlarını zorlayan ama onu asla hırpalamayan bir zarafete sahip.
Malzeme Yelpazesi: Mermerin soğuk asaletinden polyesterin esnek dünyasına kadar 56 eser, Turan’ın teknik ustalığını kanıtlıyor.
Hareketli Bir Durgunluk: Sanatçının heykelleri, Marcus Graf’ın da vurguladığı gibi, “sürekli bir hareket hissi” taşıyor. Minimalist formlar, izleyiciyi figürün bir sonraki adımını hayal etmeye zorluyor.
Pürüzsüz Beyaz Yüzeyler: Özellikle son dönem işlerinde öne çıkan çocuklar ve onların dünyası, çocukluğun masumiyetini simgeleyen tertemiz yüzeylerle sunuluyor.
Serginin kataloğunda Prof. Dr. Marcus Graf, Turan’ın sanatını “bağımsızlık, empati ve sakin bir kararlılık” kelimeleriyle tanımlıyor. Bu sergi, sanatçının yaşamı ile eserleri arasındaki o samimi bağı, profesyonel bir retrospektif disipliniyle ancak bir o kadar da sıcak bir dille görünür kılıyor.
Sergiyi gezip o derin nefesi aldıktan sonra, bu deneyimi kalıcı kılmak isteyenler için Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından hazırlanan katalog, apartmanımızın çatı katındaki kütüphanede yerini almaya hazır. Marcus Graf’ın analizleri ve Turan’ın sanat yolculuğunun detaylı dökümüyle bu kitap, sadece bir sergi rehberi değil, çağdaş heykel sanatına dair önemli bir kaynak niteliğinde.
“Bugünden sonrası için nefes almak gibi bu sergi. Geçmişin tanıklığını geleceğe taşırken, koşmaya devam etmenin bir durak noktası.” — Ayla Turan
Sergi Tarihleri: 9 Şubat – 11 Mayıs 2026
Ziyaret Saatleri: Her gün 09.00 – 19.00
Konum: İş Kuleleri, Levent – İstanbul






