
Londra’nın kalbinde, Mason’s Yard’daki White Cube galerisi şu sıralar Jessica Rankin’in iğne ve fırça arasındaki o büyüleyici gerilimine ev sahipliği yapıyor. “in the air / a memory” başlığını taşıyan bu sergi, sanatçının kendine has görsel gramerini en rafine haliyle karşımıza çıkarıyor. Boyanın o kontrolsüz, jestsel hareketleri ile nakış ipliğinin disiplinli, gergin yapısı bir araya gelerek yaratım ve yıkımın aslında tek bir bedende nasıl can bulduğunu anlatıyor. Tuvallere baktığınızda, bir yandan mikroskobik hücrelerin hareketini hissederken, diğer yandan evrenin kozmik derinliklerine çekiliyorsunuz; bu da yapma eylemini dönüşüm, çöküş ve yenilenme döngülerine bağlıyor.
Rankin bu yeni gövdede yaratılış mitlerinden, dini ve edebi metinlerden derinlemesine besleniyor. Onun dünyasında yıkım, sadece bir son değil; aslında yeniden doğuşun en temel ön koşulu olarak karşımıza çıkıyor. Serginin ismi ve eser başlıkları, bizi Milton’ın darkness visible paradoksundan günümüzün küresel, siyasi ve ekonomik belirsizliklerine kadar uzanan geniş bir kaynak takımadasına götürüyor. Tiamat gibi ilksel tanrıçaların parçalanmış bedeninden yaratılan dünyalara atıfta bulunan “When Sweet and Bitter Mingled Together” gibi eserler, zıtlıkların nasıl bir araya gelerek hayatı oluşturduğunu şiirsel bir dille sorguluyor.
Sergi boyunca karşımıza çıkan küresel formlar ve iç içe geçen hatlar, hem birer yıldız haritasını hem de antik kartografyaları andırıyor. Rankin, topografya ve haritacılığa olan ilgisini kullanarak insanın toprak üzerindeki kontrol arzusuna ve hatta uzaydaki genişleme hırsına dair güncel sorular soruyor. “Tracery Glyph” serisindeki gibi üst üste binen çizgiler, bazen havadan bakılmış bir nehir yatağını bazen de bir damar sistemini anımsatıyor. Rankin bu doğal örüntüleri kullanarak insanlık ve doğa arasındaki o kaçınılmaz paralelliği, hatta birbirine geçmişliği ustalıkla vurguluyor.
Sanatçının kelimelerle olan bağı da en az iplikleri kadar güçlü ve dokunaklı. Sylvia Plath’ten Yoruba övgü şiirlerine, hatta sanatçının kendi annesi şair Jennifer Rankin’in dizelerine kadar pek çok edebi kaynak tuvalin kenarlarına sessizce işlenmiş. Rankin için dil, tuvalin kenarlarında adeta bir kitabın sırtı gibi çok daha konforlu bir alanda duruyor. Bu hibrid kompozisyonlar, geleneksel resim sanatının tarihine iğne darbeleriyle eleştirel delikler açarken, aynı zamanda yaratıcı bir güç olarak “feminen” olanı yeniden tanımlıyor. Kaos ve uyumun, iyimserlik ve umutsuzluğun bir arada var olduğu bu sergi, her şeyin dağılıyormuş gibi göründüğü bir çağda aslında bir yandan da nasıl birleştiğimizi hatırlatan sessiz bir anıt gibi yükseliyor.
Sergi Bilgileri
Sergi Adı: in the air / a memory
Sanatçı: Jessica Rankin
Tarih: 28 Ocak – 28 Şubat 2026
Mekan: White Cube Mason’s Yard






