
İstanbul’un en zarif hafızası olan Pera Palace, Doğu ile Batı’nın, hayal ile hakikatin birbirine fısıldadığı o efsunlu eşikte durur. x-ist’in dokuz yetenekli sanatçısını bir araya getiren “Please Do Not Disturb” sergisi, bu tarihi mekânı sadece bir sergi alanı değil, tarihin ve belleğin iç içe geçtiği bir karşılaşma zeminine dönüştürüyor.24 Ocak 2026 tarihine kadar ziyaret edilebilecek olan bu seçki; Ansen’den Murat Palta’ya, Merve Atılgan’dan Tayfun Gülnar’a kadar uzanan isimlerin vizyonuyla, Pera’nın koridorlarında konaklamış ya da iz bırakmış o devasa figürleri biyografik birer portre olmaktan çıkarıp çağdaş birer imgeye evriltiyor.
Sergideki her eser, belirli bir ismin hayat hikâyesini anlatmak yerine, o figürlerin dünyaya bıraktığı düşünsel kırılmaların ve estetik kodların peşine düşüyor. Agatha Christie’nin kapalı kapılar ardında ördüğü o sessiz gerilimi, Alfred Hitchcock’un bilinçaltına sızan tekinsiz bakışını veya Charlie Chaplin’in sessiz ama evrensel hüzünlerini yeniden düşünmek… Atatürk ve İsmet İnönü’nün modernleşme ideallerinden Hemingway’in o sert ve yalın cümlelerine uzanan bu yolculuk, izleyiciyi bir otel odasının eşiğinden içeri değil, tarihin sosyal ve politik mirasının çağdaş sanatla yeniden inşa edildiği bir düşünce alanına davet ediyor. Sanatçılar; geçmişi sabit bir kayıt olarak sunmak yerine, bugünün bakış açısıyla yeniden kurarak tarihin tozlu raflarına taze bir nefes üflüyor.
Pera Palace’ın adeta bir anlatıcı konumuna büründüğü bu buluşma, kapıdaki “Lütfen Rahatsız Etmeyin” yazısının ardındaki o mahrem ve yaratıcı dünyayı aralıyor. İzleyici, belleğin ve hayal gücünün kesiştiği bu atmosferde dolaşırken, tarihin büyük isimlerinin sadece geçmişe ait olmadığını, sanatın diliyle bugünün içinde hâlâ nasıl yaşadıklarını ve dönüştüklerini keşfediyor.
Bu sergi, kentin kaotik ritminden sıyrılıp tarihin ve sanatın o dingin ama bir o kadar da sarsıcı sessizliğinde kaybolmak isteyenler için vazgeçilmez bir durak niteliği taşıyor.






