
Lübnanlı sanatçı Toni Geitani‘nin yeni albümü “Wahj”ın kapağına ilk baktığınızda, sizi karanlık bir mağarayı veya bir krateri andıran, bilinmez bir şiddetin izlerini taşıyan kasvetli bir tablo karşılar. Ancak yakından baktıkça beyazların ve yeşillerin sızdığı o ışığı görmeye başlarsınız. Arapça’da “parıltı” anlamına gelen Wahj, tam olarak bu etkiyi yaratıyor: Yoğun ve apokaliptik bir ses dünyasının içinden süzülen umut ışıkları.
💫 Yıkımın Ardındaki Sinematik Hafıza: Asıl eğitimi film yapımcılığı olan Geitani, müziğinde “felaketin sonrasına”, yani olayın ötesinde ne yattığına odaklanıyor. Beyrut’ta iç savaşın fiziksel ve ruhsal izleriyle büyüyen bir sanatçı olarak Geitani, 75 dakikalık bu epik albümde devasa vokalleri, gürleyen perküsyonları ve karamsar synth’leri beyaz perdeye yakışacak bir görkemle sunuyor.
🎛️ Makam ve Elektronik Simyası: Geitani; Nadah El Shazly ve SANAM gibi isimlerin de parçası olduğu, geleneksel Arap müziğini modern formlara entegre eden o heyecan verici topluluğun bir üyesi. Albümde, geleneksel makam melodilerini ve layālī (vokal doğaçlamaları) tekniklerini, kusursuzca kurgulanmış elektronik ortamların içine yerleştiriyor.
⚡ Sesin Politik Gücü: Elektronik müzik üzerine yüksek lisans yapan ve tezi “Bir Politik Araç Olarak Örnekleme (Sampling)” olan Geitani, ses örneklerini birer tarihi hatıra gibi kullanıyor. “Hal” parçasındaki melankolik yaylılardan, “Ruwaydan Ruwaydan”ın caz etkili perküsyonlarına kadar her an, yıkıntılar arasında yolunu bulmaya çalışan, yorgun ama umutlu bir ruhun sesini duyuyoruz. “Wahj”, en karanlık anlarda bile insanlığın o nazik parıltıyla hayatta kaldığını hatırlatan sonik bir anıt.
🔗 Apartman No:26 Notu:






