Toplumsal Bir Sınır Olarak Tekstil: Kari Anne Helleberg Bahri’nin “İkinci Deri” Sergisi Üzerine Bir İnceleme

TowerSokakLondra1 saat önce4 Tıklanmalar

Bluerider ART, Norveçli sanatçı Kari Anne Helleberg Bahri’nin Birleşik Krallık’taki ilk solo sergisi olan “The Second Skin” (İkinci Deri) kapsamında sanatseverleri ağırlamaya başlıyor. Oslo Ulusal Sanat Akademisi Moda Tasarımı bölümünden mezun olan Bahri, geleneksel giysi yapım tekniklerini disiplinlerarası bir sanat diline tahvil ederek tekstil materyalini sosyolojik bir analiz nesnesi olarak konumlandırmaktadır. Sanatçı, İskandinav minimalizminin ötesine geçerek; melankolik, mesafeli ve keskin bir “Nordik mizaç” ile toplumsal normların birey üzerindeki kısıtlayıcı etkilerini soruşturmaktadır.

Sosyolojik Bir Katman Olarak “İkinci Deri”

Serginin başlığı olan “İkinci Deri”, Bahri’nin sanatsal pratiğinin kavramsal çekirdeğini teşkil eder. Sosyolojik literatürde giyim, insanın biyolojik sınırlarının ötesindeki ilk sosyal katmanı, yani ikinci derisidir. Bu deri, bireyin toplumsal sisteme eklemlenmesini sağlayan bir arayüz işlevi görürken, aynı zamanda dışarıdan dayatılan beklentilerin, düzen arayışının ve hiyerarşik kısıtlamaların da taşıyıcısıdır. Bahri, eserlerinde bu katmanı bir koruma kalkanı olmaktan çıkarıp, bireyi izole eden ve hareket alanını daraltan bir mekanizmaya dönüştürerek izleyiciyi kimlik inşası üzerine düşünmeye sevk eder.

Sanatçının metodolojisi; atılmış giysilerin, kumaş parçalarının ve tekstil atıklarının sistematik bir şekilde parçalanması (dismantling) ve yeniden inşa edilmesi (reconstruction) süreçlerini kapsar. Kaotik bir yığın halindeki atık malzemeyi titizlikle işleyerek nötr tonlarda, heykelsi formlara dönüştüren Bahri, toplumsal maskelerin altındaki gerçek içsel durumları açığa çıkarmayı hedefler. Dikiş iğnesini bir çizim aracı olarak kullanan sanatçı, dikişlerin yarattığı hatlar aracılığıyla bireyin “kimdim?”, “kim olacağım?” ve “kim olabilirim?” soruları arasındaki müzakeresini görselleştirir.

Kısıtlanma ve Özgürleşme Arasındaki Gerilim

Eserlerdeki nötr renk paleti ve ham dokular, sanatçının toplumsal izolasyon ve düzen temalarını işlemesinde merkezi bir rol oynar. Bahri’nin çalışmaları, geleneksel Norveç el sanatları mirası ile çağdaş sanatın kavramsal derinliğini birleştirerek, bedenin fiziksel sınırları ile toplumun şekillendirdiği normlar arasındaki gerilimi somutlaştırır. Bu süreçte kumaş, sadece bir malzeme değil; biriktirilmiş anıların, yaşanmışlıkların ve toplumsal baskıların tortusu olarak işlev görür. Her dikiş, bir yandan parçaları bir arada tutarak düzeni sağlarken, diğer yandan kısıtlanmışlık hissini pekiştiren bir sınır hattı çizer.

Sergi, izleyiciyi toplumsal birer kurgu olan giysilerimiz ve bu giysilerin ardına sakladığımız benliğimiz arasındaki ilişkiyi yeniden tanımlamaya davet etmektedir.

“Kari Anne Helleberg Bahri, toplumsal maskelerin cilalı yüzeyini yırtarak, altındaki kırılgan ve gerçek insanlık hallerini tekstil aracılığıyla ifşa etmektedir.”

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Yorum bırakın

Bize Katılın
  • X Network146
  • Linkedin
  • Youtube1.2K
  • İnstagram8.5K

Bir ödül verilmiş, bir film çıkmış, bir sergi açılmış... Hepsi burada.


    E-posta yoluyla bülten almayı kabul ediyorum. Daha fazla bilgi için lütfen şu adresi inceleyin: Gizlilik Politikası



    Reklam

    Sonraki Gönderi Yükleniyor...
    Takip Et
    Arama Trendler
    Apartman Gözdesi
    Yükleniyor

    Giriş yapılıyor 3

    Hesabınız oluşturuluyor ve onay maili gönderiliyor 3